gurtuna.jpggurtuna.jpggurtuna.jpgMalum medya bir kaç gündür, ‘gericilere’ karşı büyük bir savaş yürütüyor, göğsümüzü kabartıyor, demiştik. Eh, seçimler yaklaşıyor. Bu ‘gerici’ AKP yine iktidara gelecek gibi görünüyor. ‘Ülkenin geleceğini gericilere teslim etmezuk’ sloganıyla yola çıkan medyamız, patlatıyor üst üste bombaları. Yalnız 28 şubat sürecini yaşamış, ya da o dönemi kitaplardan okuyan insanlarımız ‘yeter lan, hep aynı teraneler’ dese bile bu haberler servis edilmeye devam ediyor.

Eşinin baş örtüsü(kemalist yoldaşlar kızmasın, türban) nedeniyle Cumhurbaşkanı olmasına izin verilmeyen ABdullah Gül’ün kızı, geçen gün mezun olmuş. Ama ödül törenine arkadaşları ile birlikte çıkamamış. Milliyetin taberiyle ‘Gül’ün Kızına Türban Ayarı’ çekilmiş. Kübra Gül, kürsüye çıkacağı vakit ‘eğer o sahneye çıkarsa, biz çıkmayacağız, indirin onu aşağı, indirin onu aşağııı’ mealinde tepkiler yağmaya başlamış. Rejimin zaten ‘tehlikede’ olduğu böylesine önemli bir dönemde Abdullah Gül’ün kızı o sahneye çıksaydı, Allah muhafaza rejim kökten gidebilirdi! Bunun önüne geçen ‘aydın’ gençlerimize çok şey borçluyuz.

grtna.jpggrtna.jpggrtna.jpgDiğer bir konu ise, Müfit Gürtuna’nın eşi ile ilgili. Malum, Reyhan Gürtuna malum medyamızın yakın takibinde olan bir isimdi. ‘Türban yerine modern şapka’ sloganıyla çıkmıştı, basının karşısına. Ben burada, ‘bakın ben de sizin gibiyim, bakın bakın ben de konuşabiliyorum, bakın ben de modernim’ gibi bir mesaj olarak algılamıştım. Yalnız bu ‘türban yerine modern şapka’ mevzuna muhafazkar üniversiteli arkadaşlarımız pek de sıcak bakmadığını ‘aynel yakin’ müşahade ettim. Kampuste, ‘bak bak kültür mantarı geliyor’ şeklinde tepkiler verenler bile olmuştu. Bunun üzerine kabaran liberal duygularımla, muhafazakar arkadaşıma bunun ‘kişisel bir tercih’ olduğunu anlatsam bile pek ikna edememiştim. (yazının devamı için..)

Yeri gelmişken söylemeliyim. Yine, ‘lisede namaz’ mevzunda bahsetmiştim.  İran’da zorla başı kapatılan kadının yanında olduğum gibi, zorla başı açtırılmak istenen ve bu yolla eğitim hakkı elinden alınan kadınında yanındayımdır. Baskının nereden geldiğinin benim için bir önemi yoktur. Sağ Totalitarizm, sol Totalitarzm hiçbir önemi yok. Özgürlük ve demokrasi çerceve değerlerdir.

Bu sebeblerden dolayı, özgürlükçü düşünceye sahip her insan Gurtuna’nın bu kararına saygı duymalıdır. Netice olarak, yaşam tarzı noktasında kimse bir başkasına bir dayatma içine giremez. Ama burada beni rahatsız eden, Gurtuna’nın bunu yaparken ‘bakın ben çağdaşım, sizler gibiyim, go-kart pistlerinde asfalt bile aşındırıyorum’ şeklinde bir mesaj verme gayreti içinde olması. Diğer rahatsız olduğum nokta ise, medyanın bunu ‘bakın türbanını attı, ne kadar gençleşti ve güzelleşti, hayatın tadını çıkarıyooo’  ‘işte modern müslüman, hopaaa’ şeklinde servis etmesi.

Ertuğrul Özkök ise bu ‘harika’ haberi kaçırmamış. Eh, türbanla ilgili her haberin üstüne balıklama atlayan bir gazetesi olarak ünü okyanuslar ötesinden duyulan bir isim kendisi. Uğur Dündar’ın yalan çıkan ‘türbanlı doktorlar hastasının testis röntgenini çekmedi’ haberini de balıklama bir atlayışla köşesine taşımıştı. Köşesinden bunu ‘tesettur faciası’ olarak değerlendirmişti. Ama insanların testisleri üzerinden bile ‘şeriat geliyo’ yaygarası çıkaran bu medyanın haberinin gerçek dışı olduğu ve aslında olayın bir ‘medya faciası’ olduğu ortaya çıktıntan sonra ise köşesinde ‘ben etttim siz etmeyin, vallahi üzgünüm’ şeklinde bir özür yazısı yazmıştı. Bu konuyu ise şu ifadelerle köşesine taşımış yazarımız;

Eğer başı örtülü bir kadın olsaydım, Reyhan Gürtuna’nın fotoğrafını önüme koyar, uzun uzun düşünürdüm.

Önce üzerimdeki “mahalle baskılarından” sıyrılır, özgürce düşünürdüm. Neden mi? Çünkü o fotoğrafta gördüğüm kadın, 10 yaş gençleşmiş. Çünkü o kadın meğer ne güzelmiş.

Şu soruyu da kendi kendime sorardım: Bütün bunlar sadece bu dünyaya ait geçici şeyler midir? Yani ahreti de mi düşünmek lazım? O zaman bunu da düşünürdüm. Fani dünya bu kadar ihmal edilecek bir şey midir diye sorardım. “Güzellik geçicidir, ama bu dünyanın güzellikleri ne olacak”, onu da sorardım.

Bu ‘güzel, hayat dolu’ ifadelerle de görüyoruz ki, medyamız pek bir sevinmiş bu habere. Gurtuna’da bundan memnundur sanırım.

Eh, yakında şöyle bikini ile fotoğraflarını da görürüz artık. Bunun üzerinede medyamız ‘gericilere’, ‘çıkarın baş örtünüzü, takın bikinilerinizi, çağdaşlaşın’ mesajı verebilir.



18 Responses to “Baş Örtüsünü Çıkaran ‘Çağdaş’ Türk Kadını: Reyhan Gürtuna”  

  1. Abdullah Gül tribünde rektörle yanyana, kucak kucağa oturdu. Kızı da diğer arkadaşları gibi aynen gitti ve diplomasını aldı. Televizyonlardan izledik haberi, gördük.
    Ama onun diğer arkadaşlarından bir farkı vardı: Protokolde oturan tek veli, onun velisiydi.
    Fark bu…

    Gelelim Gürtuna’ya…
    Kanallar kendilerince çok farklı bakış açılarıyla veriyorlar haberi. Ben sizin dediğiniz gibi bunu özendiren bir kanala rastlamadım. Ama bir sürü röportajla, din adamlarına danışarak vs… “Aaaa çok ayıp yapmış, İslam’a aykırı bu” hatta neredeyse “taşlayın kafiri” söylemlerine kadar varan fetvalarla bu hareketi tu kaka yaparak aynı şeyi düşünenleri “Aman bak sakın yapma, böyle yaparlar sana da, böyle derler” diye korkutmaya çalışan TV kanalları gördüm.
    Peki yorumum ne bu konuya? Çok kısa : Bana ne?! İsteyen açar, isteyen kapar. Kime ne?

  2. Eğer başı örtülü bir kadın olsaydım, Reyhan Gürtuna’nın fotoğrafını önüme koyar, uzun uzun düşünürdüm.

    bana diyor :) bir denemek lazım..

    Önce üzerimdeki “mahalle baskılarından” sıyrılır, özgürce düşünürdüm.

    mahallemdeki sandıklardan silme chp çıkıyor ama neyse. chp ile ne kadar özgür olunabilirse sınırları o kadar zorlayacağım :)

    Neden mi? Çünkü o fotoğrafta gördüğüm kadın, 10 yaş gençleşmiş.

    çocukluğumu özlüyorsam da 11 yaşına dönmek istemem yine de.

    Çünkü o kadın meğer ne güzelmiş.

    ertuğrul fırkateyninden ali müfit beye ağır darbe ;) aklı başında her erkek karısını kıskanır herhalde. yoksa kıskanmaz mı? onlara ne denirdi?

    Şu soruyu da kendi kendime sorardım: Bütün bunlar sadece bu dünyaya ait geçici şeyler midir?

    evet öyledir :) plastik cerrahi niye var?

    Yani ahreti de mi düşünmek lazım?

    ahireti (de) mi?.. iman ne güzel şeymiş.

    O zaman bunu da düşünürdüm. Fani dünya bu kadar ihmal edilecek bir şey midir diye sorardım.

    değildir ya hu. ihmal etmemeli tabi, Allah helalinden yiyelim, içelim, keyfimize bakalım diye yaratmış bu dünyayı.

    “Güzellik geçicidir, ama bu dünyanın güzellikleri ne olacak”, onu da sorardım.

    yeşillik, deniz.. bir şey olmayacak. kullanacağız el birliği ile.

    fekat bir nüans var güzellik anlayışlarımız arasında,

    bence bu ademin yandığı şey güzelliği gönlünce temaşa edemiyor oluşu. o görmeyecek de ne olacak bu güzellikler? yazık değil mi ademin dünya hayatında tadabileceği halde mahrum bırakıldığı göz zevklerine? bunca güzelliği bir adamın hizmetine tutsak bırakmak olur mu?

    yazının orjinaline de baktım, aynı kapıya çıkıyor şu cümlelerle.

    saçma düşüncelere saçma cevap verilebilirdi ancak..

    böyle zamanlarda lafügüzafin kusuruna bakılmaz :)

    saygılar,

  3. Özgür bey,

    Tv ile pek aram yoktur. Görsel basın haberi nasıl servis etti bilemiyorum. Ama, gazetelerden, köşe yazılarından edindiğim izlenim, bunun ‘çok güzel bir davranış olduğu’ şeklinde servis edilmesi.

    Yazıda ki gibi. Ne diyor Özkok;

    ”Eğer başı örtülü bir kadın olsaydım, Reyhan Gürtuna’nın fotoğrafını önüme koyar, uzun uzun düşünürdüm.”

    ve ne diyor,

    ‘Önce üzerimdeki “mahalle baskılarından” sıyrılır, özgürce düşünürdüm.’

    Açıkcası ben, mahalleli istiyor diye, kapanan bir bayana ratslamadım. Ama, devlet istiyor diye başını açan bir ton bayan var. Ne kadar haşin bir paradoks öyle değil mi?

    Sizin belirttiğiniz gibi;

    Ama bir sürü röportajla, din adamlarına danışarak vs… “Aaaa çok ayıp yapmış, İslam’a aykırı bu” hatta neredeyse “taşlayın kafiri” söylemlerine kadar varan fetvalarla bu hareketi tu kaka yaparak aynı şeyi düşünenleri “Aman bak sakın yapma, böyle yaparlar sana da, böyle derler” diye korkutmaya çalışan TV kanalları gördüm.

    evet, ne yazık ki bunları da var. Bu da yanlış tabiki.

    Son cümlenize sonuna kadar katılıyorum.

    ‘Bana ne?! İsteyen açar, isteyen kapar. Kime ne?’

  4. Hatice hanım,

    saçma düşüncelere saçma cevap verilebilirdi ancak..

    katılıyorum.. Bu ülkede, insanın ‘pes artık’ diyeceği o kadar çok şey yaşıyoruz ki. Yani, karşınızda elle tutulur bir argüman yok. Sadece bir ton saçmalık. Bu durumda buna ciddi ciddi bir cevap vermeniz, aynı abestlikte olacaktır zaten. Bu durumda en iyi muhalefet şekli, ironidir..

    Sayın özkök, dünya görüşünü birilerine giydirmek istiyor sanırım. Ya da kendini arzın merkezinde felan sanıyor.

    Saygılar..

  5. Sevgili Mustafa,

    Şu aralar Hemingway’in aynı kitabını okumakta olduğumuzu gördüm. Hem de aynı çeviriyi okuyoruz. Güler Dikmen Nalbantoğlu çevirisi yanılmıosam. Ben hiç tutmadım çeviriyi açıkçası. Sen nasıl buldun merak ediyorum. Bir de Fikret hocayı okuo olman güzel.

    Bu arada yukarıdaki konu izlenimler de geniş bir çerçevede işlendi :))

  6. 6 FARKETMEZ

    gürtüna siyasette başka kozu kalmayınca SATACAK BİR ŞEYİ KALMADI HANIMINI SATTI kucaklara attı iyi k-*ucaklamalar beyler

  7. 7 FARKETMEZ

    gürtunanın hanımı PAVYONLARDAN TEKLİF ALMASI BEKLENİYOR durun hemen kızmayın bana bu yapılan şerefsizlik buna yakın bir zihniyettir. ALO ARKADAŞ ARIYORUM SAPIKLARIDA SIRADA

  8. Sevgili Tansel Bey,

    Çeviriyi ben de beğenmedim. Aynı fikirdeyiz. Kitabı bırakmayı bile düşünüyorum, bir başka çevirisini bulabilirsem. Fikret Hoca konusunda ise, makalelerini takip ederdim. Bu okuyacağım ilk kitabı.

    İzlenimleri takip ediyorum. Dediğiniz gibi orada daha geniş işleniyor.

  9. sayın Farketmez,

    yorumunuzun elle tutulur yanı yok. Katılmak mümkün değil. Ayrıca, başını açarak siyaset yapıyor derseniz, bir başkası bunun tersini rahatlıkla düşünebilir.

    Benim yazı da vurgulamak istediğim şey, medyanın konuyu ele alış şekli. Yani, baş örtülülere uygulanan bariz baskı konusunda tek laf etmeyenlerin, aslında var olduğu şüpheli ‘mehalle baskısından’ söz etmesi..

    Burada, sayın gürtuna’nın kişisel tercihinin kimseyi ilgilendirdiğini düşünmüyorum.

    Dediğim gibi, medyanın konuyu ele alış biçimi idi, yazının teması.

  10. Açıkcası ben Ertuğrul Özkök Beyefendi’nin üstünde kocaman bir “E.Ö” yazılı kostümle Süper Kahramanlık yapmasının daha hayırlı olacağını düşünüyorum. Aman yanlış anlasılmasın şimdi, gerçekten Yüce Türk Milleti’ne daha fazla hayrı dokunur. Genç kızlarımızla konuşur demokrasi-çağdaşlık dersi verir. Yeşil tehlikeye karşı her an her yerde hazır ve nazır bir konumda olur. Atatürk posterlerinin yerleşim planını denetler mesela.
    Ah işte bu imkanları elinde olsaydı izin verir miydi hiç Bilkent’teki rezalete!!! Hemen yetişir ve önce rektöre sonra da kendini bilmez Gül ailesine şıppadanak dersini verirdi!

    Saygılar.

  11. 11 Arzu

    Biz Reyhan Hanım’ım resmine bakacağımıza, Reyhan eski fotoğraflarına baksa daha iyi eder bence. Bir kadın için başını açmak travmatik olur çünkü. Öyle gülümseyemez.

  12. çağatay bey,

    önerinizi son derece yerinde buldum, çölajan ve bilumum rejim muhafızlarından destek-de alır :)

    Arzu hanım,

    herkes kendi açısından bakıyor sanırım olaya. Bir kısım muhafazakar medyanın reyhan hanım’ı ‘aforuz’ etmesi, aşırı laik medyanın ‘alkış tutması’ buna örnek.

  13. 13 objektif

    bir insanın başını kapatması ülkemizde ne kadar normal ve haklı görülüyosa istedigi zaman açmasınında öyle olması gerektigini düşünüyorum böyle hassas konularda insanların övgüsüde yergiside boş bu kararı verecek olan aklı kalbi ve inancı eger bir başka şahsın etkisinde karar veriyorsa insan en büyük hatadır bence.

  14. ulan zibidi yaratık sen dine hakaret edecek cesareti nereden buluyorsun senin gibi yaratıklar yok olmaya mahkumdur o gürtünanın karısı kafir olmuştur her açık saçlı kadında kafirdir ebediyyen yanacaktır ilkte senin yakın çevrendeki kişiler ALLAH SİZİN gibi din düşmanı topunuzun belasını versin

  15. 15 mirc

    Yanlış bir haraket yapmış Reyhan hanım bundan sonra 10 oyum dahi olsa 1 tanesini vermem Çagdaşlıgın ve Çalışkanlıgın simgesi aslında başörtüsüdür. Kadın haklarının da en büyük bekcisi konumundadır neden anlatim size arkadaşlar

    - İnsan nefsi her daim insanı bir şekilde istekleri dogrultusunda haraket etmeye zorlamıştır. Bir bayan ve erkegin aynı ortamda oldugu zamanlarda nefis insanın hal ve haraketlerine yön vermektedir. Cağdaş ve Çalışkan bir topluk için başörtüsü giyen bayanlarda karşısındaki erkekler nefisleri ile degil karşısındaki bayanın bilgisine göre haraket edecektir. BU kadın ve erkek eşitligi için önemli bir faktördür. Neyse uzuncana bu mevzuyu anlatırımdım ama şu an içim var…

  16. 16 ırmak

    bana göre, reyhan gürtüna’nın başını açmasının siyasi bir nedeni yok. bu tamamen onun bireysel tercihidir. olayın dinsel boyutuna ben karışamam, bu konuda söz söyleme hakkında sahip olmadığımı düşünüyorum. ama meselenin toplumsal yönüne bakılırsa, reyhan gürtuna açısından vahim sonuçlar doğurduğu bir gerçek.
    birilerinin sütten çıkmış ak kaşık misali reyhan hanımı eleştirmesini ve suçlamasını çok yagırdıyorum ve reyhan hanım’ın böyle ithamları hak etmediğini inanıyorum. reyhan hanım’a yoldan çıkmış muamelesi yapılması, ona kişiliksizlik atfedilmesi, ikiyüzlü bir tutum içinde olduğunun söylenmesi, beynin boşaldığının öne sürülmesi gerçekten çok ağır ve bir o kadar da incitici eleştiriler.
    kendilerini sözümona iyi bir müslüman olarak gören çevreler reyhan hanım’a yapılan linç kültürünün başını çekmiştir. bu gibi muhafazakar çevrelerin önce kendilerini titiz bir kontrolden geçirmeleri gerektiğini ve allah adına konuşmamaları gerektiğini düşünüyorum.

  17. 17 İLMİ

    ZAVALLI KADIN…
    30 YILLIK GÜZEL BİR GEÇMİŞTEN SONRA (ARTIK İÇİ NASIL ALLAH BİLİR) ACIYORUM
    ÇAĞDAŞLIK BU MUDUR
    BAŞINI AÇINCA BİRDEN ÇAĞDAŞLAŞMIŞ ALLAH ALLAH
    NE KADAR İLGİNÇ :))
    BEN BİLİNÇLİ OLARAK KAPANDIM VE ANCAK GELENEKSEL KAPANMIŞ BUNU İÇİNE SİNDİREMEMİŞ KOMPLEKSLİ İNSANLAR GÜRTUNA HANIMEFENDİ ! GİBİ YAPAR
    NE DİYELİM ALLAH HİDAYET NASİP ETSİN
    YAPTIĞI HAREKETİ TASVİP EDENLERE AKIL FİKİR NASİP ETSİN

  18. 18 jade derail

    herkesin tercihi kendine ,lütfen baskıcı ve laikçi faşistlere benzemeyelim ve Amrikacı komünistlerin yaptığı gibi yapmıyalım ve bireyleri tercihlerine saygıl olalım.


Leave a Reply