Ülkede enteresan şeyler oluyor. Haber kanallarını açtığımda, ellerinde Atatürk fotoğrafı olan insanlar görmeye başladım. Elbette bunda ilk bakışta bir gariplik yok, ama birilerinin açıklarını bu yolla kapatmaya çalışması garip. Bir yazar polis tarafından gözaltına alınıp, sorgulanıyor; hemen birileri ellerinde Atatürk fotoğraflarıyla olayı protesto ediyor. Bu tabloyu gördüğümde aklıma kaçak gecekondu dikip, evinin çatısına Atatürk fotoğrafıyla çıkan ve yıkımı engellemeye çalışan vatandaş geliyor. Enteresan tabi.

Hal böyle olunca acaba blogun sağ üst tarafına şöyle en afillisinden bir Atatürk fotoğrafı koysam mı diye düşündüm. Değerli savcılarımız Atatürk fotoğrafıyla seyahat etmenin ‘huzur ve mutluluk’ getirdiğinden bahsettiklerine göre bir bildikleri vardır; belki ‘huzurlu ve mutlu’ yazılar yazarım bu vesileyle. Hem bir önceki yazının etkilerinden de bu vesileyle sıyrılmış oluruz.

Ha bi de böyle dönemlerde bazı yazarımsılarımızın, demokrasi sosu ile servis ettikleri ve bol ‘ama..’lı cümleleri tavan yapıyor. Eh demokrasi kılıçı sert iner böyle anlarda. Hal böyle olunca demokrasiden yana olmak zorlaşıyor ve bol ‘ama..’lı cümleler kurarak arada kalmaya çalışıyorsun. Mesela Altan Öymen bunu çok iyi başaranlardandır. Demokrasi sosu katılmış, bol ‘ama..’lı yazısını okurken, Altan Öymen’in ya hakkaten kör veya bazı şeyleri gizlemek için kör ayağına yattığını düşündüm. Ne diyor bugunku yazısında yazarımsımız;


Ankara’daki AKP iddianamesiyle İstanbul’daki Ergenekon soruşturmasını birbiriyle ilişkili haldeymiş gibi görüp gösteren bugünkü iktidarın sorumluları ile yandaşları, sakıncaları giderek büyüyen bir yola girdiler.

Diyorum ya, Altan Öymen ya hakkaten kör ya da kör ayağına yatıyor. Sanırım Altan Öymen, Ergenekon’da gözaltına alınan kişilerin bilgisayarında AKP’nin kapatılma iddianamesinin çıktığından habersiz. Radikal’in tabiriyle ‘islamcı’ Taraf’ın (taraf gazetesinden bahsederken ‘islamcı’ tabirini kullanmış bugun radikal. Okurken içimden koca bir ‘yuh’ çektim. ismet berkan’ın böyle durumlarda yarı militarist-yarı demokrat durumlarına bitiyorum!) haberine göre, gözaltına alınan kişilerden birinde, ‘akp’yi kapatmak için hazırlanan iddianamenin, mahkemeye gönderilmeden iki gün önce kaydedilmiş bir kopyası çıkmış.’ Ee heralde, vahiy yoluyla felan inmiştir o bilgisayara. (’vahy’ kelimesini kullandım, savcı görmesin. Aman neyse, nasılsa yana bir Atatürk fotoğrafı koyacağız canım)

Altan Öymen yazısının devamında, ‘ne alakası var kardeşim, Alparslan Arslan ile ergenekon arasında’ mealinden şeyler söylüyor. Bunu direk olarak söylemsede, arzın merkezine indikçe ‘light’laşan cümlelerinden çıkarmak zor değil. Eh, Altan Öymen’in, bu katilin Veli Küçük ile çekilmiş fotoğrafını unuttuğunu düşünebiliriz. Cumhuriyet gazetesine atılan bombanın ne malı olduğunu da unutmuştur belki.

Alparslan Arslan ile Veli küçük’ün çekilmiş fotoğrafları var, Cumhuriyet Gazetesine atılan bombalar Ümraniye’de bir ergenekonçu’nun evinden çıkıyor, ve Akp’ye açılan kapatılma davası mahkemeye sunulmadan 2 gün önce birinin bilgisayarından çıkıyor ve bunların arasında bir bağ kurulamıyor. Veya kurulmak istenmiyor.

Her şey bu kadar bariz ortada iken, aydın doğan medyasının gerçeğin üzerini örtme girişimi takdire şayan. Yoksa bu işin ucu oralarada mı dokunuyor?



2 Responses to “Medya ve Ergenekon”  

  1. 1 Çağatay Aktürk

    Güzel yazın için teşekkürler öncelikle!

    Geçen gün gözaltına alınmalar olduğunda bir arkadaşım hemen mesaj attı… “Düştüğümüz hale bak… Bu daha başlangıç… Hukuk adalet bitti” dye…

    Yahu yeni mi aklınıza geldi hukukun adaletin elden kaçtığı… İnsan bir yandan sinirleniyor. Bir yandan da sakin olmaya çalışıyor.

    Öyle bir duruma getirildik ki… Ortada büyük bir çıkar savaşı var. Biz de bu çıkar savaşının ortaya çıkardığı kırıntılarla sevinecek duruma getirildik. Ergenekon ekibi AKP’nin çıkarları doğrultusunda işler yapıyor olsaydı acaba ortaya çıkabilecek miydi bu şekilde? Sanmıyorum… AKP ‘nin desteklediği oluşumlar yok mudur? Vardır elbette. Ancaaak, ortada böylesi büyük bir garabet varken ortaya çıkarılmasına ben sevinmeyim de ne yapayım?

    Jandarma’nın Hrant Dink cinayetini bildiği ama müdehale etmediği ortaya çıktı bu ülkede! Ötesi mi var allah aşkına…
    İşimiz zor çok zor…

    Bu arada benden önce davranıp konuyu yazmışsın :) Yarına benim ergenekon yazım da geliyor.

    Kolay gelsin, saygılar!

  2. 2 gül

    güzel ve doğru bir yazı kutlarım

Leave a Reply