Ne zamandır yazayım diyordum, ama araya vizeler felan girince yazamadım. Toki konutlarındaki çok ince ve bir o kadar önemli(!) bir ayrıntıyı yakalamış basınımız. Haberi okuyunca, ‘helal olsun, misyoner faaliyetlerin bu boyutlara geldiğini bilmezdim, işte habercilik başarısı budur’ dedim..
Toki’de yapılıp vatandaşa satılan konutların üzerinde ‘haç işareti’ bulunmaktaymış. ‘Heralde bunu fark edebilmek için tepeden bakmak gerekli, hayret, nasıl fark edilmiş’ derken yakalım haberdeki ayrıntıyı. Bu ince ayrıntıyı, ‘duyarlı’ bir pilotumuz fark etmiş. Geçenlerde de böyle bir haber okumuştum. Yine bir pilot, bir tarla üzerinden geçerken tarlanın terör örgütünün simgesi şeklinde işlendiğini görmüş. Acaba merkez medya pilot-muhabirler mi yetiştiriyor diye düşünmedim değil hani. (yazının devamı için..)
Her neyse, işte bu ‘duyarlı’ pilotumuzun ihbarı üzerine durumdan haberdar olan medyamız olayı incelemişler ve önemli detaylar yakalamışlar. Mesela haberde şu geçiyor;
Ayrıca 2.Etapta bulunan iki tip konuttan dört katlı olanlar değil de oniki katlı olanlar seçilmiş. HAÇ’lar cami minaresinde bulunan HİLAL’den daha yüksekte bulunuyor
Yani bu misyonerlik faaliyeti o kadar ince kurgulanmış ki, camiinin hemen yanındaki binalar kasıtlı olarak büyük seçilmiş ve dikkat edin, ‘HAÇ’lar cami minaresinde bulunan HİLAL’den daha yüksekte bulunuyor’ Burada açıkca, ‘bir gün herkes fenerbahçeli, yok öyle değildi, bir gün herkes hristiyan olacak, bizim sembolümüz sizinkinden üstündür’ şeklinde bir mesaj var. Ayrıyetten yine habere göre olay Balıkesir’de infial yaratmış. İyi ki bu olay Trabzon’da felan yaşanmazdı, eminim orda halk eline balyoz, topuz felan alıp yıkmak için inşaata girişirerdi.
Peki bütün bunlar olurken bizim savcımız ne yapıyor? AKP’ye ‘laiklik karşıtı odak’ diyerekten davayı basan BAŞŞ savcıyı ben bu konuda da göreve çağırıyorum. Toki inşaatları açıkca ‘odak’ olmuştur, resmen siyasi simge bir apartmanın tepesine dikilmiştir. Toki inşaatlarının ‘laiklik karşıtı odak’ olma suçundan dolayı yıkılmasını ve bu olayın AKP’nin iddanamesine eklenmesini talep ediyorum. ‘Ama bu hristiyanların şeysi, akp’nin kapatılma davasında ne işi var, komik durur’ diyenler olacaktır. Ya sanki bu savcı ‘maksat kapatma davası olsunda, nasıl olsursa olsun’ şeklinde bir iddaname hazırlamadı mı? İftar çadırlarının bile laikliik karşıtı eylem olarak sunulduğu bir iddianamede bu olay bir hayli sağlam bir argüman olarak kalır..
Savcı beni dinlesin, nasılsa ’söz konusu akp’den kurtulmaksa gerisi teferruattır’. Savcıyı göreve davet ediyorum.
Filed under: Guncel, Medya, Siyaset-Politika |





site güzelmiş herzaman takip edicem
sen bu işi cidden biliyosun.
yazıların oldukça güzel.blog yazarları buluşmasına gelirsen tanışırız diye umuyordum :)
ibrahim bey,
son blog yazarları buluşmasından bahsediyorsunuz sanırım. Gelmeyi düşünüyordum, ama sınavların yoğun olduğu bir döneme denk geldi. Başka bir vesileyle bir şekilde tanışacağımızı umuyorum=) ayrıca bundan memnun olurum..
bilal bey,
her zaman bekleriz.