Siyaset-politika gibi konuların dışına çıkmak istiyordum ne zamandır; en azından arada daha eğlenceli konulara da burada değinmek. Gerçi Türkiye’de siyaset zaten oldukça eğlencelidir; Meclis Tv’de birbirleriyle itişip kakışan milletvekilleri; halka ‘bidon kafalı’ diyebilecek kadar cahil, aman pardon laik yazarlar; milletin testislerinden bile ‘irtica geliyor’ yaygarası çıkarabilen merkez medya; ‘bu buluş dünyayı derinden etkileyecek, savaşlar son bulacak’ diyen bazı generallerin ‘kıçından enerji üreten erke dönergeci’ tarzı buluşlara postal basmaları, yok imza atmaları; bununla muhafazakar medyanın ‘Türk ŞEYİ’ diye dalga geçmesi; Celalettin Cerrah’ın, pala bıyıklarıyla ‘türk polisi dayak atmaz’ demesi (demek ki meydanlarda biz kendi kendimizi dövüyoruz!). (yazının devamı için..)

Bütün bunlar dediğim gibi zaten eğlenceli şeyler, ama yazılı basında olduğu gibi görsel basında da büyük malzeme olduğunu fark ettim. Mesela, petek dinçöz, seda sayan gibi isimler ilahiyat hocaları çağırıp, ‘hocam bikini giymek günah mı’ tarzı sorular sorması, koca koca ilahiyatçılar ise resmen maymuna dönüp ekranlarda, ‘efendim şey, ne desem yalan olur, günah diyemem’ tarzı absurt cevaplar vermesi gibi. Halbuki din ne dediyse sen onu söyleyeceksin, eğip bükmenin anlamı nedir? Tabi laik olduğunu idda edip, halen imamlara para veriyorsa bir devlet ve yine laik olduğunu idda edip Diyanet İşleri gibi bir kuruma sahip ise bu devlet, elbette onun ‘laik imamları’ dini laiklik süzgecinden geçerek anlatacaktır. Zaten işte bu sebepten devlet dinden elini çeksin, hakkaten laik olsun diyoruz.

Neyse, konuyu dağıtmayalım. Bundan böyle siyaset-politikanın yanında, ‘medya maymunları’ kategorisi altında görsel medyada yaşayan absurtlukleri, absurt programları ironik bir şekilde ele alacağım. Petek ile başlar, seda ile devam eder, acun ile iyice yol alırız. Zaten bu ülkede bir ton saçma program var; bu alan geniş yani. Şu aralar zaten, dest-i izdivaç türü programlarda dikkatimi çekiyor; özellikle başbakan ın ‘ille de 3 çocuk yapın’ ısrarından sonra bu tarz programlar amip gibi bölünerek çoğaldı. İlk yazı belki bunla ilgili olur. Veya ‘kutunda ne hissediyorsun’ gibi çok değişik manalara gelebilecek sözlerin edildiği, ‘var mısın yok musun’ a ve acun’a değinirim.

Neyse, başlarız bir yerden. Bizi izlemeye devam edin. Ha bi de, kutumda büyük hissediyorum.



5 Responses to “Medya Maymunları”  

  1. 1 Murat KARAMAN

    Merhaba,

    Ana Haber Bültenlerinin sinema senaryoları şeklinde yazılıp, yönetilip ekranlarımızda servis edildiği bir ülkede “Medya Maymunları” bulmakta hiç zorlanmayacağına eminim. Ekranların en ciddi olması gereken ve yıllarca iple çektiğimiz “ajans” saati 20:00′yi şimdilerde “dürüst” televizyoncular parsellediler. Bunlar, haber bültenleri dışında yaptıkları programlarla da ne olmadıklarını açıkça ortaya koyuyorlar. Halkın bu arkadaşlara sempatisi ve yakıştırdıkları ciddi ve dürüst televizyoncu/gazeteci nitelemeleri vardı. Artık, bunları kaybettiler.

    Geçenlerde 32.güne Bayburt’tan katılan bir vatandaşa zorla alkollü lokanta açtırılmadığını söyletmek için göbeğini çatlattı M.Ali Birand. Hoş, göbeğini çatlatmış olmasına rağmen provakatif eylemini de gerçekleştiremedi. Yazık (!)

    Yahu, ben bu ana haber bültenlerine çok mu takmışım ne! Konu, medya maymunları değil miydi? Ne alakası var şimdi ana haber bültenlerimizle meyda maymunlarının (!)

    Saygılar…

  2. 2 ibrahim

    herzamanki gibi önemli noktalara parmak girmiş. kutuda parmak olmasın :s

    hocam herşey güzl ama daha önce bir yazınızda daha rastladığm beni rahatsız ettiği halde belirtmediğim bi konuya değinmek istiyorum. yazınızda absurt kelimesini kullanmanız hoşuma gitmedi. aynı anlama gelen türkçe kelimeleri tercih edersek daha iyi olur kanaatindeyim.

  3. 3 ucanbalik

    Murat bey,

    aslına bakarsanız ben de sizin kadar takmış durumdayım o haber bültenlerine. Bir ara reha muhtar vardı, neyseki bıraktı gitti. Şu sıralar Uğur dündar ve ali kırca var. Gizli kamera maduru ali kırca’nın, gizli kameralar ile ‘aha kamusal alanda türbanlı bulduk’ şeklinde haber yapması da oldukça komikti. Yani aslında medya maymunu aramak için uzağa gitmeye gerek yok sanırım..

    İbrahim hoccam,

    aslında haklısınız. abes ile iştigal daha yerinde olur. Alışkanlık, aksine çok kullandığım bir kelimedir. Bundan sonra kullanmayacağım=)

    bu arada diğer yorumunuza mail olarak cevap vereceğim.

    Görüşmek üzere..

  1. 1 BizKaçEnayiKaldık.Com: Kanal Türk Satıldı! « Uçan Balik
  2. 2 Medya; Şırıngalama Merkezi | Ye Fikrim Ye » Kürkün Değil, Fikrin İtibar Gördüğü Platform

Leave a Reply