Ülke bir kaç gündür Önder Sav’ın ‘dinlenme’ iddiasıyla sarsılıyordu. Cehepe’nin koparttığı gümbürtü tüm Türkiye’yi sallamıştı. Hatta cehepeliler, doğan medyası ve olayın üzerine atlayan, sazanlar partisi, aman pardon mehepe, İç İşleri Bakanı’nın istifasını istemişti. Akp’ye bel altı vurmak için her yolu deneyen doğan medyasının aşırı laikçi kalemşörleri günlerdir bu iddialar üzerine yazıp çiziyordu.

Ama işin aslı bugun orta çıktı. Önder Sav aslında dinlenmemiş; telefonunu açık bırakmış. Yani olay cehepe’nin elinde patlamış bulunmaktadır!

‘çamur at izi kalsın’ anlayışından vazgeçmeyen doğan medyasınından bir şey beklemiyorum; ama parti içi dikdatörümüz Baykal ve unutkan Önder Sav bu olay üzerine istifa edecekler mi, bunu çok merak ediyorum.

Bir de, nokia gibi büyük kuruluşlar birer temsilci görevlendirip, cehepe’li vekillere, ‘cep telefonuyla konuşma’ dersi felan verse iyi olur; cep telefonun nasıl açılacağı ve nasıl kapatılacağı konusunda. Veya hükümet ile telekom aralarında bir anlaşma felan yapsın, telefon görüşmesi bittikten sonra, ekrana, ‘telefon görüşmeniz bitti, telefonunuzu kapatınız’ şeklinde bir yazı çıksın. Böylece şaşkın vekiller telefonunu açık unutmazlar. Aksi halde bu vekillerden biri daha telefonunu açık unutup, ‘toplu olarak dinleniyoruz’ diye ortaya bir iddia atıp, kapatma davasıyla birlikte bozulan ekonomiyi iyice duman edebilir. Buna izin vermemeliyiz.

Bu işin aslını öğrendikten sonra kendimi ‘Türk Watergate’i‘ diye haber yapan, ‘Türk Medya Maymunu’ fatih FAYTAYLI’lı gibi hissettim; o heyecanda yani.

Cep telefonunu sakın açık unutma sevgili okur!



3 Responses to “Şaşkın Vekil Önder Sav’a, ‘Cep Telefonu Kullanma Klavuzu’ Verilsin!”  

  1. 1 bilge

    MİLLİYET / Fikret BİLA / Önder Sav: Ben abdestimden eminim 30-05-2008

    -“Ben Vakit’ten kimseyle konuşmadım. Beni aradıkları doğru. Ama sekretere geri aramayın, gerek yok, dedim. Telefona çıkmadım ki açık kalsın.

    Önder Sav, sakin kişiliğiyle tanınır. Deneyimli politikacı, olaylar karşısında kolay kolay heyecanlanmayan, paniğe kapılmayan bir yapıya sahiptir. Komplo teorilerine, senaryolara pek inanmaz. Odasının dinlenmesi olayını da dünkü görüşmemizde yine aynı serinkanlılık içinde anlattı ve değerlendirdi.

    “Dinlenme kuşkusu”yla ilgili düşüncesini anlatarak şöyle başladı: “Ben vehim içinde hareket etmem. Hatta, ‘dinleniyoruz’ diyen arkadaşlara, biraz ‘ne kadar da vesveseliler’ diye bakardım. Pek aldırış etmezdim. Dinleniyorum kuşkusuyla da hiç hareket etmedim. Yapım müsait değil. İnsan sürekli ölecekmiş gibi yaşamaz ki! Yaşayacakmış gibi yaşar. Başıma gelinceye kadar bu dinlenme işini pek önemsemedim.

    Üç olasılık

    Sav’a, odasının nasıl dinlendiğine ilişkin görüşünü sordum. Şu yanıtı verdi: “Ben Sayın Vali’yle cuma günü görüştüm. Pazar günü kendisini aramışlar. Benimle görüşmesini ele geçirdiklerini, inkâr etmemesini, ellerinde kayıt olduğunu söylemişler. Tehdit etmişler yani. Pazartesi günü de haber çıktı. Baktım konuştuklarımız A’sından Z’sine kadar aynen yayımlanmış. Birisi tutanak tutsaydı bu kadar bire bir aktaramazdı. Tabii beni hangi teknikle dinlediler onu bilemem. Ancak üç olasılıktan söz ediyorlar:

    1- Dışarıda bir araç içinden dinleme,
    2- Cep telefonum üzerinden dinleme,
    3- İçeriye konulmuş bir cihazla dinleme.”

    ‘Bina temiz’

    CHP Genel Merkezi’nde “böcek” araması yaptırıp yaptırmadıklarını sorduğumda da şu bilgiyi verdi: “Tarama yaptırdık. Bina temiz. Özel güvenlik şirketi binayı aradı-taradı. Böcek yok. Genel Başkan’ın odası da benim odam da toplantı odalarımız da her yer temiz görünüyor. Tabii o ‘görevimiz tehlike’ filminde olduğu gibi bir süre çalıştıktan sonra kendini imha eden bir cihaz olabilir mi, onu bilemiyoruz.”

    ‘Telefona çıkmadım ki açık kalsın’

    Basında, “Telefonu açık kaldığı için dinlenmiş” iddiasını da sordum Önder Sav’a. “Bu mümkün değil” diyerek şu yanıtı verdi: “Ben Vakit’ten kimseyle konuşmadım. Beni aradıkları doğru. Ama sekretere geri aramayın, gerek yok, dedim. Telefona çıkmadım ki açık kalsın. Cep telefonunu ise tanımadığım bir numara ise zaten açmam. Gerekçe uyduruyorlar.”

    Baykal: Devletin işi

    CHP lideri Deniz Baykal da “Telefon açık kalmış” iddiasını “uydurma” olarak niteledi ve şöyle dedi: “Bu bir ortam dinlemesidir, telefon dinlemesi değildir. Son derece gelişmiş cihazlarla yapıldığı anlaşılıyor. Bunların güvenlik birimlerine yeni geldiği de söyleniyor. Ayrıca dışarıda elde bulundurulması da suç. Bu nedenle bu iş devletin güvenlik birimlerinin işi. Diğer gerekçeler komik.”

    ‘Emniyet’te özel bir birim’

    Sav’ın, “Peki, sizi kimin dinlediğini düşünüyorsunuz?” soruma yanıtı ise şöyle oldu:
    “Tabii ana muhalefet partisi genel sekreterinin odasının dinlenmesi vahim bir olaydır. Bu, konuşmamızın içeriğinden çok daha önemlidir. Kaldı ki, çok düzeyli bir konuşma olduğu da ortadadır. Biz Emniyet’in içinde özel bir birimin bu işi yaptığını düşünüyoruz. Cemaatle bağı olabilir veya olmayabilir de ama Emniyet içinde bir birimin olduğu kanısındayız.”

    ‘Ne amaçla söylediğimi biliyorum’

    Sav’ın bir CHP’liyle hac konusunda yaptığı ve basına yansıyan konuşması iktidar tarafından kullanıldı. Sonrasında, siyasi malzeme bulmak için dinleme yapılmış olabilir mi?
    Sav, bu soruma da şu karşılığı verdi: “Bu da akla gelebilir. Böyle bir izlenim alınabilir. Çünkü beni din ve Peygamberimiz konusunda polemiğe çekmek istediler. Ama ben ne söylediğimi, ne amaçla söylediğimi biliyorum. Ben şaka yaptım, o arkadaşımızı 20 yıldır tanırım ve hep şakalaşırız. Ben ne söylediğimi biliyorum. Peygamberimize saygısızlık olsun diye bir şey söylemiş olabilir miyim? Bu mümkün değil. Bu nedenle beni polemiğe çekmeye çalışıyorlar, özür dilesin diyorlar. Bunlar siyasi istismar gayretleri. Ben abdestimden eminim.”

    Rüşvet teklifi
    Sav, ayrıca o şakayı yaptığı CHP’liye de rüşvet teklif edildiğini şöyle açıkladı: “Bu konuyu CHP aleyhine, benim aleyhime kullanmak için çok çaba sarf ettiler. O arkadaşımızı Kocatepe Camii’nden emekli bir imam, dernek başkanı sıfatıyla aramış, seni ve eşini hacca gönderelim, sen de aleyhte konuş demiş. Keza bir haber ajansıyla Mamak Belediyesi’nden de arayıp aynı rüşveti önermişler, para önermişler. Ama arkadaşım sağlam bir CHP’lidir. Hepsini reddetmiş. Gelip bana anlattı.”

    Sav ne yapar?

    Önder Sav deneyimli bir siyasetçi olduğu kadar iyi bir hukukçudur da. Tanıdığım kadarıyla Sav, bu işi burada bırakmaz. Yasal haklarını kullanacak, savcılığa başvuracaktır.

  2. Yazı için tşk Bilge. Ama Önder Sav’ın söyledikleri doğru değil.

    Telekom’un belgesinden sonra Turkcell’de bir yazı göndermiş ve bu da Önder Sav’ı yalanlıyor.

    Baykal bugun yaptığı konuşmasında ‘Telekom’da fethullahçı yapılaşma’ gibi saçma sapan şeyler söylemişti; acaba Turkcell’in bu yazısından sonra Turkcell’ içinde ‘fethullahçı’ diyecek mi; derse çok komik olur..

    Haber şöyle;

    Edinilen bilgiye göre, resen yürütülen soruşturma kapsamında Turkcell, Sav’ın cep telefonunun Vakit gazetesine ait hattan arandığına ilişkin yazıyı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.

    Turkcell’den gönderilen yazıda, Sav’a ait hattın, Vakit gazetesine ait sabit hattan 23 Mayıs Cuma günü saat 10.03′te arandığı ve 2.647 saniyelik kesintisiz sürekli iletişimin sağlandığı bildirildi.

    Öte yandan, Bugün Gazetesi’nde yayınlanan habere göre, Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na gönderilen yazıda, Turkcell kaydına göre de Sav ile Vakit bürosu arasında 44 dakika 6 saniye süren bir bağlantı yapıldığı yer almış, bu da CHP’nin hükümet ve emniyet güçleri aleyhine başlattığı kampanyada okların Önder Sav’a dönmesine yol açmıştı.

    Belgenin ortaya çıkmasından sonra Önder Sav, avukatları aracılığıyla savcılığa başvurmuş ve Turkcell’den de telefonuna ait dökümlerin alınmasını istemişti. Ancak Sav’ın başvurusunun cevabı gelmeden partisi de Sav’ın iddialarının yersizliğine inanarak hükümet aleyhine gensoru vermekten vazgeçmişti.

    Dün Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı aracılığıyla Turkcell kayıtları savcılığa gönderildi. BUGÜN’ün elde ettiği bilgiye göre, sözkonusu kayıtlar da Telekom belgesinde yer alan 44 dakika 6 saniyelik bağlantıyı doğruladı. Böylece Sav’ın son umudu da tükenmiş oldu.

    Önder Sav ve CHP’li yetkililer iki kurum kaydı aynı şeyi gösterse bile ikna olmayacaklarını açıklarken, kamuoyu ise Telekom belgesi ile olayın oluşum şekli konusunda ikna olmuştu. Turkcell belgesinin olayı kesin olarak ortaya çıkaracağı düşünülüyordu.

    Öte yandan Anadolu Ajansı bugün 15:47′de yayınladığı haber, Önder Sav’ın ‘dinlenme’ tartışmalarına son noktayı koydu.

  3. 3 hüseyin

    yazıdan bir alıntı: “Aksi halde bu vekillerden biri daha telefonunu açık unutup, ‘toplu olarak dinleniyoruz’ diye ortaya bir iddia atıp, kapatma davasıyla birlikte bozulan ekonomiyi iyice duman edebilir. Buna izin vermemeliyiz.”
    ekonominin hiç umurlarında olduğunu zannetmiyorum. “sosyal demokrat” olduklarına zerre kadar inanmıyorum. iktidar olamamanınverdiği eziklik bütün metabolizmalarını alt-üst etmiş durumda. Ve bir yolunu bulup ortalığı karıştırıyorlar. çünkü karışıklıktan nemalanıyorlar.

    sevgili Peygamberimiz’e (s.a.v); ‘Muhammed’ diyen bir insanın,şeytanı gördüğünde salavat getirmek yerine ‘meraba yoldaş’ demesine şaşmamalı..


Leave a Reply