Daha uzun süreli bi ara vermeyi düşünmüştüm, ama pek uzak kalamadım. Bu yüzden Çağatay beyin de söylediği gibi, ‘miskinliği’ kısa tuttuk.
Bunla birlikte bu blog işini daha ciddi yapmam gerektiğine karar verdim. Ciddi derken uslup konusundan bahsetMİyorum. Zaman zaman meseleleri ciddi ele aldığım oluyor, ama genel olarak blogun ironik dilinin değişeceğini sanmıyorum; çunku bu ülkede bir meseleyi ciddi ciddi ele almayı denemek, insanın ruh sağlığı açısından pek de iyi değil. Bunu yapabilmeniz için en azından karşınızda sağlam argümanlar olmalı, ama bu ülkede tam bir çılgınlık hali mevcut. Türkiye’de egemen sistem kendini işte sağlam olmayan temeller üzerine kurduğundan dolayı meseleyi ciddiyetle ele almayı yanlış buluyorum. Zaten bu yüzdende, ‘en iyi muhalefet şekli ironidir’ diyoruz.
Düşünün bu ülkedenin muhalefet partisi olan chp, Atatürk heykelindeki atın cinsel organının AKP’liler tarafından koparıldığını iddia edebiliyor mesela. Bunun üzerine bir rejim kavgası başlyabiliyor bu ülkede. Rejimin bu kadar kaygan bir zemine oturduğu bir ülkede meseleleri nasıl ciddiyetle ele alabilirsiniz ki? (yazının devamı için..)







