Archive for the 'Medya' Category

Hakaret Nerde?

29Jun08

AKP’li bir belediye başkanı bir söyleşi sırasında, söyleşiye katılan yazara, ‘tamam bacım terk et burayı’ şeklinde tepki gösterMİŞ ve yazarın söyleyişi terk etmesine neden olmuş.
Zaman’ın haberine göre, yazarımız, ‘cumhurbaşkanı ve başbakan a hakaret etmiş’. Haberi okuduktan sonra merak ettim, acaba yazar, başbakan ve cumhurbaşkanı hakkında ne dedi de, belediye başkanı sinirlenip yazarın üzerine yürüdü diye. [...]


Tam olarak nerede duydum hatırlamıyorum, ama ‘yabancıların’ kullandığı bir tabir varmış, ‘ananı Türk televizyonunda görmüşler’ şeklinde. Sanırım televizyon programlarımızın geldiği noktayı en iyi özetleyen söz bundan başkası olamazdı. Haber programlarından tutun, ‘kadın programlarına’ kadar televizyonlarda bir çok medya maymunu ile hemen her gün karşılaşıyoruz.
Bunlardan biri de, ‘Esra Erol’la Desti İzdivac’ adı program. Daha önce flash [...]


Tam yeraltıma inip, ders notlarımla başbaşa bir iki hafta geçireyim diyordum ki, ‘gericiler’ laik mi laik sporcularımıza saldırdığı haberini aldım. Hurriyet’in haberine göre tayt giyen laik sporcularımıza bir grup, ‘erkek adam tayt mı giyer!’ şeklinde tepki göstererek saldırmış.
Haberi okuduktan sonra ‘boşver sınavı felan, önemli olan gericilere karşı verdiğimiz kutsal mücadeledir’ diyerek, ‘ordu göreve’ başlığı altında [...]


Ülke bir kaç gündür Önder Sav’ın ‘dinlenme’ iddiasıyla sarsılıyordu. Cehepe’nin koparttığı gümbürtü tüm Türkiye’yi sallamıştı. Hatta cehepeliler, doğan medyası ve olayın üzerine atlayan, sazanlar partisi, aman pardon mehepe, İç İşleri Bakanı’nın istifasını istemişti. Akp’ye bel altı vurmak için her yolu deneyen doğan medyasının aşırı laikçi kalemşörleri günlerdir bu iddialar üzerine yazıp çiziyordu.
Ama işin aslı bugun [...]


Bir önceki yazımda Türkiye’de siyasetin çok eğlenceli bir iş olduğundan bahsetmiştim. Mesela, Kanal Türk izlemekten bu bağlamda hoşlanıyordum. Rejimin ‘gericilerin’ tehditi altında olduğunu, bir sabah ‘Allah Allah’ nidaları altında hepimizin çarşafa gireceğini, ülkeyi mollaların yöneteceğini düşünen insanların var olduğunu ve bunların ekranlardan bu paranoyaları dillendirdiğini görmek bana enteresan bir keyif veriyordu; eğleniyordum. Bunun yanında yine [...]


Siyaset-politika gibi konuların dışına çıkmak istiyordum ne zamandır; en azından arada daha eğlenceli konulara da burada değinmek. Gerçi Türkiye’de siyaset zaten oldukça eğlencelidir; Meclis Tv’de birbirleriyle itişip kakışan milletvekilleri; halka ‘bidon kafalı’ diyebilecek kadar cahil, aman pardon laik yazarlar; milletin testislerinden bile ‘irtica geliyor’ yaygarası çıkarabilen merkez medya; ‘bu buluş dünyayı derinden etkileyecek, savaşlar son [...]


Nasıl bir dini zorla dayatmak mümkün değilse, aynı şekilde sekülerlik ya da laiklik de zorla dayatılamaz. Barroso
Bizim kökten/aşırı laikçilerin anlayamadığı nokta tam olarak bu. Onlara göre laiklik dindarlar ile dindar olmayanların bir arada yaşamasını ve kendilerini ifade etmelerini sağlayan demokratik bir ilke değil, toplumun dinden arınmasını sağlayan ve bu amaçla dindarlara her türlü anti demokratik [...]


“Bir gün bu ülkenin başına (daha) büyük dertler açılırsa, kardeş kardeşe düşmanca davranırsa, rejim sallanır halk yerde yuvarlanırsa, bilin ki, Hakan Şükür’ün bunda çok emeği olacaktır.”

Bu sözler Milliyet’den bir yazara ait. Bu satırları okuduktan sonra çok düşündüm. Acaba Hakan Şükür, örgüt, pardon takım içinde cemaatçi yapılanmayı üst düzeye çıkardı da, ‘gelin yoldaşlar dağa çıkalım, alalım [...]


Ne zamandır yazayım diyordum, ama araya vizeler felan girince yazamadım. Toki konutlarındaki çok ince ve bir o kadar önemli(!) bir ayrıntıyı yakalamış basınımız. Haberi okuyunca, ‘helal olsun, misyoner faaliyetlerin bu boyutlara geldiğini bilmezdim, işte habercilik başarısı budur’ dedim..
Toki’de yapılıp vatandaşa satılan konutların üzerinde ‘haç işareti’ bulunmaktaymış. ‘Heralde bunu fark edebilmek için tepeden bakmak gerekli, hayret, [...]


Hurriyet ve Milliyet ikilisi özellikle kritik dönemlerde ‘işte irticanın yükselişi’ tarzında haberler servis ederler. ( 1, 2, 3, 4) Bunu yaparken haberin doğru olup olmadığının bir önemi yoktur. Sorunlu bir insan kızların bacağına kezzap atar mesela, bunu ‘mini etekli kıza kezzap’ şeklinde servis edip, olayı bam başka noktaya çekerler ve buradan hükümeti eleştirme yoluna giderler. [...]