- Ooo, mehmet abi. Gel abicim şöyle, bırak ekran karşısında ‘göbeğiini kaşıyıp’ tv izlemeyi. Gel hele, senle şu Anayasa Mahkemesi’nin ‘türban düzenlemesini’ iptalini konuşalım. AZ önce bütün dünya flaş haber geçti.
- Hiç şaşırmadım o karara ucanbalik’cim. Ben 9′e 2 alırız diyordum zaten.
- Daha belli değil kaça kaç olduğu, o önemli değil zaten. Netice olarak iptal..
- Hadi 8′e 3 olsun..
- Her neyse. Boşver orasını. Ben bir ara ciddi ciddi ümitlenmiştim.
- Hehe. O kadar kolay mı ucanbalik’cim. Biz bu iktidarı yıllar önce aldık, öyle kolay bırakırz mıyız, son tahlilde! ittihatçı atalarımız sağ olsun! Hem ne demişti büyük üstad, ‘aman dikkat, halk sizin düşmanınızdır!’ Sen de takdir edersin ki ülke yönetimi halka bırakılmayacak önemli bir iştir. Hem halkımız otursun tv karşısına, ‘göbeğini kaşısın’. Ülkeyi biz yönetiriz; zaten yönetiyoruz netekim.
- Allah Allah, iki dönemdir ülkeyi AKP yönetiyor yahu!
- Önce şu ‘gerici’ nidaları kes ucanbalik’cim. Laik laik konuşmak varken. Gelelim soruna. Senin dediğin o iktidar sadece ‘görünür iktidardır.’ Biz ülkeyi yönetiriz. O iktidar sadece kendisine çizdiğimiz kırmızı çizgiler içinde siyaset yapar. Bunun dışına çıkamaz; hem çıksında görelim, ‘zinde kuvvetlerimiz’ ne güne duruyor.
- ‘Zinde kuvvetler’ derken?
- Anladın sen on. 28 şubat diyorum, 12 eylül diyorum.
- O dediklerin haiti’de bile olmuyor artık! Hem AB var, ABD’de var. ABD izin vermeden öyle şey yapılmaz ki. Evren, ABD’yi arkasına almasa yapabilir miydi?
- Karıştırma şimdi oraları ucanbalik’cim. Hem ne sanıyorsun sen. Oligarşi yerinde mi sayıyor. Biz de zamanla değişiyoruz, gelişiyoruz. (yazının devamı için..)
(more…)