Posts Tagged ‘eğitim’

Adalet İstiyoruz, Gerisi Teferruat

January 22, 2008

Bu ülkenin geleceği adına endişelenmeniz için yargının son açıklamasına bakmanız yeterli aslında. Ve/dahi hakim ve savcılarımızın durumuna. Zira bir ülkede hukuk yok ise gerisi teferruattır. Geriye o ülkeyi ayakta tutacak tek bir şey dahi olamaz; işte bu yüzden hukuk önemlidir.

Hakim ve savcıların yüzde 51′i, dikaaat! Yarıdan fazlası, ‘insan haklarının devletin güvenliğine tehdit oluşturabileceğini’ düşünmekteymiş. Düşünebiliyor musunuz, şahsen ben düşünemiyorum; çunku nutkum tutuluyor. Devlet kim? İnsan kim? Devlet benim için mi var, yoksa ben devlet için mi varım?

Devletin güvenliği söz konusu ise gerisi teferruattır mantığı/mantıksızlığı. Topluma korku paranoyaları yayılırken ve aslında var olmayan kaygılardan devletin güvenliğinin tehlikeye gireceğini ve aslında bu var olmayan kaygılar nedeniyle bireysel özgürlükleri kısıtlayan, görmezden gelen hakimler, savcılar.

Adalet istiyoruz, gerisi teferruat..

Paralı Üniversite

January 12, 2008

Yök başkanı ‘ilginç’ çıkışlar yapmaya devam ediyor. Aslına bakılırsa çıkışları pek ‘ilginç’ değil, ama Türkiye şartlarında ‘ilginç’ bulunabilen açıklamalar. Mesela bir kaç kez değinmiştim, Yök başkanı gelir gelmez, ‘üniversitede ki bütün yasakları kaldıracağız, bilime ağırlık vereceğiz’ türünde gayet normal, bir bilim adamından beklenen açıklamalar yapmıştı. Diyorum ya aslında çok normal açıklamalar bu ülkede anormal görülebiliyor. Bu açıklamalardan sonra Yök başkanına ‘gizli iktidardan’ çok yoğun tepkiler gelmişti, ‘üniversitede yasak mı arkadaş, sen Malezya’ya git’ türünden.. Ve/dahi öyle ki, Yök başkanını Erdoğan’ın arayıp ‘aman hocam, az sakin ol, bizi ipe götürüyorsun’ mealinde uyardığını felan söylendi.

Her neyse, asıl değineceğim konu, başkanın yaptığı son açıklama. Özetle diyor ki:

“Üniversitelerin her türlü bağımsızlığa kavuşması için bu gereklidir. Özellikle mali bağımsızlığa kavuşması için gereklidir. Devlet parayı üniversiteye veriyor. Üniversitenin bütçesini zenginleştiriyor. Üniversitelere verilen para burs olarak öğrencilere verilse, ihtiyacı olan her öğrenci bu burstan yararlansa, parası olan öğrenci okul parasını kendisi karşılasa olmayan ise devletten burs alsa bu daha iyi olur. Böylece üniversite kendi hesabını bilir, bölüm açarken, fakülte açarken çok dikkatli davranır. Eğer o bölüme yeteri kadar öğrenci çekemezse atıl kalır. Bu nedenlerden dolayı bana çok pratik geliyor.”

Başkanın açıklamalarını değerlendirenlerin bir kısmı, ‘akp nin atadığı adam’ mantığıyla hareket ettiğinden üzerinde düşünmeden direk karşı çıkıyor, başkanın fikirlerine. Bu tür ön yargılı grupları görmezden gelirsek, bir grup ‘vahşi kapitalizm’ diyerek karşı çıkıyor, benim de içinde bulunduğum diğer bir grupsa ilk bakışta fikri olumlu görüyor. Tabi ilk bakışta. Zaten başkanında pek kapmsamlı düşündüğünü sanmıyorum, sadece ortaya atıverdi bir görüş, iyi de etti aslına bakılırsa..

Neticede üniversitelerimizin içinde bulunduğu durumdan kimse memnun değil, en azından bugune kadar ‘ben memnunum’ diyenine rastlamadım. Bu da demek oluyor ki bir yerden başlamak gerek radikal değişikliklere.

Bana kalırsa üniversitelerin paralı olması kaliteyi arttıracaktır. Mesela bunu sıradan bir örnekle açıklayabiliriz. Devlet okulları ve dershane örneği ile. Devlet okullarında okuyan bir çok ‘öğretmen’ gerçekten yetersiz, kendini geliştirmedikleri ortada. Bunu devlet okulunda okuyan herkes adı gibi bilir.. Mesele lise tarih hocamın ders anlattığını hatırlamam, öğrencilere kitaptan ilgili konuyu okuttururken kendisi bir köşede uyumayı seçerdi. Lise de ki matematik hocamdan daha çok matematik bildiğimi söylesem bu heralde sizi şaşırtır. Ama ne yazık ki durum bu. Hal böyleyken bu açığı dershaneler kapatıyor; çunku dershaneler para karşılığında eğitim veriyorlar. Kısaca, bir dershane hocasının yan gelip yatma gibi bir lüksü yok, daima sınav sistemine göre kendini değiştirmek/geliştirmek zorunda. Ama bir devlet okulunda ki öğretmen devletten hazır maaşını her ay aldığı için kendini geliştirmek gibi bir girişimde bulunmuyor. Hal böyle olunca devlet okullarında ki eğitim açığı dershaneler tarafından karşılanıyor.. İkisi arasında ki fark gayet açık, biri ücretli diğeri beleş..

Aynen ‘dershane-devlet okulu’ örneğinde olduğu gibi üniversitelerde paralı olduğunda kalite artacaktır, bu mantıkla.. Tabi hemen akla, ‘parası olmayan öğrenciler ne yapacak’ sorusu geliyor. Yök başkanının dediği gibi devletten burs alacaklar.. Öğrenci okulu bitirip para kazanmaya başladığında da bu bursu belli bir yolla geri ödeyecek, tıpkı aldığımız öğrenci bursu gibi. Yani, üniversiteler devletten alacağına, öğrenciden alacak parayı. Öğrenci hizmet alan konumundan çıkıp, bir çeşit müşteri olacak. Ve yine dershane-devlet okulu örneğinde olduğu gibi öğretim elemanları kendini geliştirme mecburiyetinde olacak. Dolayısıyla kalite artacak..

Tabi bunların yanında ‘öğrenci mezun olduktan sonra Türkiye şartlarında nasıl iş bulacak?’ sorusu da akla geliyor. İngiltere, ABD gibi ülkelerde bu sistemin uygulandığını biliyoruz ve üniversitelerde ki eğitim kalitesi oranı bizden çok çok yüksek.. Ama tabi işsizlik bizde ki gibi büyük bir sorun değil..

Kısaca, ayrıntıya inildikçe olumsuzluklar kendini belli ediyor. Ama bana kalırsa ilk bakışta olumlu bir fikir. Madem üniversitelerimiz kaliteli eğitim veremiyor, bu durumda şüphesiz reform şart. Bir yerden başlamak lazım.

Yök başkanı yerinde bir açıklama yapmış. Tabi ayrıntılı bir öneri sunması şart. Çok geçmeden bunu da yapacağını düşünüyorum.