Posts Tagged ‘ergenekon’

Vicdansızlık

April 19, 2009

samsun6Türkan Saylan’ın evinde yapılan arama vizdanları rahatsız etti mi, evet. Konuyla alakalı vakit’in yaptığı haber ahlaksızca mıydı, ona da evet; bunu eleştirdim de zaten.

Ama bir de meselenin diğer yüzü var; Koskoca ergenekon’u Türkan Saylan’a bağlamak ve Doğan yayın grubunun bilmem nesi Brand’ın, berbat ses tonu ve türkçesiyle, bir de ağlamaklı ses tonuyla, ’saylan’ın burs desteğiyle hayatta kalan ve bursun kesilmesiyle telef olacak öğrencilere yardım ediyoruuz, hadi tehlikenin farkındacılar, eller cebe’ mealinde haykırışı, en az vakit in haberi kadar ahlaksızcaydı. Evet, kocaman bir Ergenekon soruşturması; ve bünyesinde ortaya çıkarılan asit kuyuları, ses kayıtları, binlerce silahlar ve derin bağlantıların nasıl bir kaç öğrencinin bursuna bağlandığını, ve üzerlerinin kapatılmaya çalışıldığını hep beraber gördük. Eh, medyanın bu Ergenekon’u ‘ama çocukların burslarııı’ meselesine ahlaksızca bağlaması üzerine, zaten hazırda bekleyen ‘rejim bekçileri’ de yürüdüler, en iyi bildikleri yerlere. ‘yürümekle yollar aşınmıyor’ netekim, ama koca bir soruşturmayı, ve binlerce faili meçhulü ortaya çıkaracak babalar gibi bir Ergenekon’u başka yerlere bağlamak ve üzerini derin bir ahlaksızla da örtmek, bu yürüyen kitlelerin üzerine koca bir kara bulut olarak kalacaktır.

Helikopter Kazası, Muhsin Yazıcıoğlu Ve Ergenekon

April 2, 2009

Taraf’ta, Şamil Tayyar söyleşisinin ikinci bölümü yayınlandı. Söyleşinin tamamını şurdan okuyabilirsiniz, önemli gördüğüm bir kaç yeri alıntılıyorum;

Ergenekon, Büyük Birlik Partisi’nin gençlik örgütü Alperenler’i kullanmadı mı?

Hrant Dink cinayetiyle ilgili olarak kendisine, “Siz bu işlerin acısını çekmiş birisiniz. Örgütlerinizi niye kontrol altına almıyorsunuz” diye sorduğumda Muhsin Yazıcıoğlu bana çok hazin bir cevap verdi. “Bunu önlemek için elimden geleni yapıyorum ama bir yere kadar. Bizim tarlayı çok önceden sürmüşler” dedi. Sızmışlar demek istedi. Muhsin Bey son yıllarda daha olgun bir tavır sergilemeye başlamıştı. 28 Şubat süreciyle başladı bu, Ergenekon’la da devam etti. O, “Ergenekon’un avukatıyım” demedi.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazasıyla ilgili kuşkularınız var mı?

Kafamda soru işaretleri var ama elimde somut bir veri olmadan konuşamıyorum. Rahmetli Yazıcıoğlu yakın tarihin en önemli karakutularından biriydi. 1980 öncesi ve sonrası olaylara ışık tutabilirdi.

AKP’de Ergenekoncular var mı?

Ergenekon toplum üzerinde nüfuz kullanabilen her kesime sızmış. AK Parti’de Ergenekon’la bağlantılı ve kapatma davası sürecinde korkarak tavır değiştirmiş 20 civarında isim var. Eğer kapatma kararı çıksaydı, çok ciddi istifalar olabilirdi. 60 civarında milletvekiliyle temas kurulduğunu duymuştuk.

Hukuk Değil Guguk: ‘12. Mahkeme Bizden’

February 11, 2009

Yoksa Yargı Siyasallaşıyor Muuu!

January 8, 2009

Medya şu günlerde ‘yargının siyasallaştığını’ falan tartışmaya başladı. Bunu söyleyenlere heralde söylenecek en doğru söz bi ‘günaydın’ olurdu. Bu ülke sanki 28 şubat sürecini yaşamamış, sanki 27 mayıs muhtırasında medya, postalları giyip askere selam çakmamış, ve sanki iktidar partisine uyduruk bi ton delille kapatma davası açılmamış gibi.. Ha doğru, gerçi o zaman ‘yargı siyasallaşmış’ olmuyor. Ama yargı, 28 şubat darbesi planlayıcılarını, derin ilişkilerin içinde olan burokratları içeri almaya başladığında bizim tehlikenin farkındacılar alarm sinyallerini çalmaya başlıyor, ‘yargı siyasallaşıyor muuuu’ diye.

Ergenekon yargının siyasallaştığının göstergesi falan değildir. Ergenokon normallaşme sürecinin başlangıcıdır, ‘dokunulmaz’ görülenlerin aslında dokunulabilir olduğunun bir göstergesidir. Normalleşme sürecinden rahatsız olan anormaller bu duruma alışsa iyi olur; çunku artık bi yerlerden tank geçirip hükümeti düşürme dönemleri sona erdi. Demokrasi bir şekilde sindirilecek, yoksa daha çok ‘aa bizim iyi çocukları içeri alıyorlar, yoksa yargı siyasallaşıyor muuu’ diye ‘derin’ analizler yaparız..

Birkaç Soru Sorabilir Miyim?

September 3, 2008

Kocaeli Garnizon Komutanı, ‘TSK adına’ cezaevindeki Tolon ve Eruygur’u ziyaret etmiş. Bir de bunun üzerine, bu ziyaret, Genelkurmay’ın sitesinde duyrulmuş. Sitede şu açıklama yapılmış;

1. 03 Eylül 2008 günü, saat 11:30 ‘da Kocaeli ili Garnizon Komutanı Korgeneral Galip MENDİ, Kandıra Cezaevinde tutuklu olarak bulunan (E) Orgeneral Şener ERUYGUR ile (E) Orgeneral Hurşit TOLON’u ziyaret etmiştir.

2. Türk Silahlı Kuvvetlerine uzun süre hizmet veren iki emekli komutana yapılan bu ziyaret, Türk Silahlı Kuvvetleri adına gerçekleştirilmiştir.

3. Bilindiği üzere, dün olduğu gibi bugün de Türk Silahlı Kuvvetlerinin yargıya olan saygısı ve güveni tamdır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Bİr kaç soru sormak isterim;

1. Bu ziyaret neden gerçekleştirilmiş olabilir?

a. Paşalar içerde, ‘yat yat sıkıldık lan. okey bile oynayamıyoruz. Okeye dörtlü lazım’ diye isyan etmiş. Bunun üzerine Garnizon komutanı, yanına emir erini alarak paşaları ziyaret etmiştir. İçerde birkaç el okey çevirmişlerdir.

b. TSK bu ziyaret ile, ‘bu paşalara dokunanı yakarım. Biz bu noktada tarafız’ mesajı vermiştir.

c. TSK burada, ‘12 eylül yaklaşıyor. İbret al. Bunlar benim adamım, daha fazla ileri gidersen cıss yaparım’ şeklinde bir mesaj vermiş. Ama bunu yargıya değil, direk hükümete vermiştir.

d. Mesaj falan yoktur. Garnizon Komutanı asker arkadaşlarını özlemiş, ‘iki sohbet edek’ diye düşünmüş ve bu ziyereti gerçekleştirmiştir. (yazının devamı için..)

(more…)

Böyle Sol Olur Mu?

August 8, 2008

“Cehennemin en sıcak yeri, ahlaki kriz zamanlarında

tarafsız kalanlar için ayrılmıştır”.

Dante

Türkiye’nin karanlık ve kirli gerçekleri Ergenekon ile birer birer gün yüzüne çıktı. Bİrilerinin darbeye meşru zemin hazırlamak ve bu şekilde hükümeti düşürmek için, kaos ortamı yaratmaya çalıştığı ve bunu yaparken kirli cinayetler işleyebileceği ve/dahi kendi görüşünden insanları bile sırf bu amaçları uğruna katledebilecekleri görüldü. İddianame ortaya çıktıktan sonra bu çete ile ilgili delillerde medyada yer aldı. Bunların medyaya yansıması ve dava süreciyle birlikte Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Yönetim Kurulu üyesi Prof. Şengül Hablemitoğlu istifa etti. Büyük ihtimalle bu kirli bağlantıların ortaya çıkmasından sonra sayın Hablemitoplu, kimlerle birlikte ’saf tuttuğunu’ anlamış oldu.

Peki bunu ’sol’ halen anlayamadı mı?

Daha öncede bahsettiğim gibi bu yapı, bir çok uzmanında belirttiği gibi, ABD’nin komunizmle mücadele için kurduğu derin bir örgüt. Avrupa’da çökertildi; çunku artık işlevini kaybetmişti. Türkiye’de de soğuk savaş sonrasında işlevini kaybetti ve şu günlerde ABD’nin biten desteğiyle tasfiyesi başladı. Belki bu derin örgütün son yıllarda ‘anti amerikancı’ bir söylem geliştirmiş olması, ‘amerikalı abilerini’ kızdırmış ve bu tasfiye sürecini hızlandırmış olabilir. Neticede bu büyük yapı, kendisine ayak uyduramayan küçük yapıyı (ergenekon örgütü) tasfiye etti. (yazının devamı için..)

(more…)

Allah Ulusalcıların Yanındadır!

August 2, 2008

Ergenekon’da yeni belgeler, ne bileyim yeni eylem planları felan var mı diye haber sitelerinde dolaşırken ilginç bir habere rastladım. Haber şöyle;

Ergenekon dosyasından çıkan mektupta Fikri Karadağ, Savcı Öz’e “Belki sizde aynı rüyayı görmüş olabilirsiniz?” diye sorarak, rüyasında gördüğü hesap gününü anlattı. Fikri Karadağ, 9 Mart 2008’de yazdığı mektubunda şunları söyledi:

“Rüyamda hesap günü bütün insanlar toplanmışlar. Sıra bana geldiğinde defterimiz şükürler olsun sağımızdan geldi. Yalnız bana cuma namazlarımın eksik olduğu sorulduğu anda sizi karşımda bu kağıtlarla ve zincirlerle vurulmuş halde gördüm. İşte kılmadığın Cuma namazlarının sebebi bu şahıstır dediler. Ben size hakkımı helal etmek istesem de gelen buyrukta ’O yüce Allah’ın hak ve hakim sıfatlarını taşıyan hakimlik görevini Allah rızasını gözeterek değil, kendi ikbalini gözterek adeletli kullanmadı. Mazlumların ahını aldı.O hesabı kesinleştirenlerdir’ denildi. Bu rüyayı size göndermek zorunda kalışımın bana göre bir hikmeti var. Muhterem Savcı bey, yüce Allah sizi affetmek ve tövbenizi kabul etmek bunu yaptırmış olabilir.”

Öncelikle bu evliya, yok ergenekon zanlısı ulusalcı zanlı, rüyasını anlatmaya bir müjde ile başlıyor. ‘Defterlerin sağından veriliğinden’ bahsediyor; burada bütün ulusalcı kesime açık ve net bir şekilde, ‘mübarek bir dava veriyoruz, yaralılarımız gazi, ölülerimiz şehittir’ mesajı veriyor; ve bu davada göğsünü siper ederek mücadale eden herkesi cennetle müjdeliyor. Ama bir anda cumalarının eksik olduğunu felan görmüş rüyasında. Heralde içerde Cumalara gidememek epey koymuş kendisine ki rüyasına bile girmiş. Ve rüyasında açık ve net bir şekilde bunun sorumluusu olarak Ergenekon savcısı gösterilmiş. Rüyanın bu kısmını duyduktan sonra, ‘ne büyüksün tanrım, oradan biz kullarına mesaj veriyorsun, savcıyı açık bir şekilde uyarıyorsun’ diye düşündüm.

Rüyanın devamında ise kendisi büyüklük göstererek savcıyı affetmek istemiş, ama ilahi adalet buna razı olmamış. Ve rüyanın sonunda savcıya, ‘bırak bu işleri, tovbe et’ mesajı verilerek biritiliyor. Rüyayı gören ulusalcı kişi ise bu rüyanın kendisine bu mesaj için gösterildiği kanısında.

Rüya mealen böyle. Bana kalırsa üzerinde durulması gereken bir konu. Hele ‘islamcı’ akp hükümeti hemen olağanüstü bir toplantı felan yapıp, bu rüya üzerinde kafa yormalılar. Rüya açıkça akp’ye ve Ergenekon savcısına uyarıda bulunuyor. Bu Allah’ın bir hikmetidir ve AKP bu ilahi uyarıyı dikkate alıp bu soruşturmadan desteğini çekmelidir. Sayın savcıda hemen soruşturmayı noktalamalı, içeri aldıklarından helallik almalı, bilmem kaç kez tovbe etmeli, gerekirse hacca gönderilmelidir.

Allah ulusalcıların yanındadır!

Tespih, Darbe ve Ergenekon

July 12, 2008

Bu satıları okuyanlar bilir, benim ’sarıkız’ ve ‘ay ışığı’ rumuzlarıyla sürekli mail gönderen sonuna kadar laik okuyucularım var. Bunlar gönderdikleri e-maillerde, ‘yaw ucanbalik, islamcılar iyice zıvanadan çıktı, almış eline tespihi savcının biri onu bunu içeri atıyor, islamcı kesimde bir bayram havası var, sen halen sessizsin. Bir sabah ‘Allah u ekber’ sesleriyle yüce kazanımlarımızın içine edecekler, rejimi değiştirecekler, sen halen şu islamcı takımına iki kelam etmiyorsun’ mealinde sitemde bulunuyorlar.

Efendim öncelikle ben de bu kaygıları paylaşıyorum. Yalnız şu tespih olayını pek anlamadım. Yarı militarist-yarı demokrat, biraz melankolik yazarımız CAN CAN dündar yazısında belirtmiş sanırım bunu. Eh, benim laik okuyucularım her gün milliyet, hurriyet okudukları için böyle ayrıntıları kaçırmıyorlar. Efendim benim yorumum, bu savcı derhal görevden alınmalıdır, sırf bu yüzden yani. Eline aldığı tespihten dolayı pek tabi. Bir kere tespih siyasal simgedir efendim. Hemen islamcı takımı, ‘olur mu öyle şey’ diyecektir. Ve/hatta sünnet bile siyasal simgedir; ama milletin şeyinin bizim yüksek imtiyazlarımıza, pardon kazanımlarımıza bir zararı olmadığı için yasak getirilmesine gerek yok. Konuya dönecek olursak, işte bu bahsettiğim sebepten bile bu dava düşmüştür. (yazının devamı için..)

(more…)

Gladio’nun Çöküşü: Ergenekon

July 5, 2008

Avrupa’da soğuk savaş döneminden kalma kontrgerilla’nın hepsi tasfiye edildi. İtalya’da büyük savcı Felice Casson’un inanılmaz çabasıyla cıa destekli kurulan örgütü bitirdi ve darbecilerin hepsi içeri girdi; Yunanistan’da kışladan çıkmaya çalışan cuntacılar içerde ve artık soğuk savaş döneminin cıa destekli kurulan bu yapılanmaları teker teker çöküyor. Bu süreç engellenemezdi ve artık tasfiye sırası Türkiye’de.

Bu yapının diline dolandırdığı anti emperyalist söylemlere bakmayın, meydanlarda ‘ne ABD, ne AB Tam bağımsız Türkiye’ palavralarına da bakmayın. Bunlar Atatürk’ü çıkarlarına alet ettikleri gibi anti emperyalizmide bir şeylerin üstünü örtmek için kullanıyorlar. Darbeler ülkesi Türkiye’de yapılan hep aynıydı. Bir zamanlar aşırı sağ ve sol kesim silahlandırıldı, ülke bir kaos ortamına sürüklendi ve ‘kurtarıcı misyonunu’ üstlenen bol yıldızlı cuntacılar bunu bahane ederek darbe yaptılar. Hep aynı senarya işledi bu topraklarda. (yazının devamı için..)

(more…)

Bu Zararsız Bir Bildiridir!

May 24, 2008

Bugun bir bildiri servis edilip edilmediği konusunda bir fikrim yok. 21 Mayısta yargıtay, 22 Mayısta Danıştay ve 23 Mayısta Üniversiteler arası üst kurul birer bildiri servis ettiler. Açıkcası bugun bir bildiri, şöyle post modern darbe felan bekliyorum. Sincan yollarından tank, top, ne bileyim uçak v.s. geçerse ilk ben bildireceğim, TSK’nın internet sitesini de sürekli yeniliyorum; 21-22-23 tarihlerinde üst üste bildiriler servis edildiğine göre bugun de muhtemelen TSK verecektir bir ayar, şöyle en afillisinden. Ee tabi bu ülkede bürokratik elitin; yani Kadir-i Mutlak’ın buyruğundan çıkmak büyük bir suçtur. Bürokratik elitin çizdiği kırmızı çizgiler içerisinde top koşturmamız gerekir. Bu sınır içerisinde yapacaksın siyaseti, aksi takdirde ‘zinde kuvvetler’ rahatsızlanıp devirebilir sizi. Bunun için uzağa gitmeye gerek yok esasen. 12 Eylül, 28 şubat, daha evvelden Demokrat Parti’nin indirilmesi ve ülkenin başbakanının asılması.Ve aynı zamanda gözü karadır bu burokratik elitlerin. Ekonomi ne olacak, ülke ne hale gelecek hiç önemli değildir; çunku hepsinden daha önemlisi o ‘kutsal imtiyazları’dır. (gerçi haksızlık etmeyelim, borsayı düşünerek bildirileri Cuma öğleden sonra servis ediyorlar) (yazının devamı için..)
(more…)