Posts Tagged ‘faşizm’

23 Nisan Tüm Yurtta ‘Coşkuyla’ Kutlandı!

April 23, 2009

69999

Yükselen Faşizm

January 9, 2009

Ey Inananlar! Allah icin adaleti ayakta tutup gozeten sahidler olun. Bir topluluga olan ofkeniz sizi adaletsizlige suruklemesin; adil olun; bu, Allah’a karsi gelmekten sakinmaya daha yakindir. Allah’tan sakinin, dogrusu Allah islediklerinizden Haberdar’dir. Kuran-ı Kerim.

resimgetirmw5İsrail’in gazze de soykırıma gittiği şu günlerde yurtta tepki giderek artıyor. Burada dikkat çekmek istediğim bir nokta var, o da gösterdiğimiz bu ‘tepkilerde’ yaşanan sapmalar, ve bunun ne kadar tehlikeli boyutlara ulaştığıyla alakalı. Haber şöyle;

ESKİŞEHİR’deki Osmangazi Kültür Dernekleri Federasyonu Başkanı Genel Başkanı Niyazi Çapa, Filistin’e saldıran İsrail ile Ermenilerden özür dileme kampanyasına girişenleri kınadıklarını açıkladığı basın toplantısında eline ‘Bu kapıdan Yahudiler ve Ermeniler giremez, köpeklere giriş serbesttir’ yazılı döviz aldı. Çapa, Ermenistan’da bazı işyerlerine ‘Türkler ve Köpekler Giremez’ yazıları asıldığını öne sürerek, “Onlar bizi köpekle aynı kefeye koymuş, oysa biz köpekleri kucaklayarak onlardan daha değerli olduğunu gösterdik” dedi.

Her şeyi bir tarafa bırakalım, bu faşist söylem için şu an özür diliyorum, bütün TÜRKİYELİ ermeniler’den. Bu ülkede başörtülü iseniz ‘rejim karşıtı dinci’ olarak yaftalanırsınız, ermeni iseniz her gün bir ton hakarete maruz kalırsınız, yahudi iseniz zaten yaşama hakkınız yoktur; çunku bu ülke ‘beyaz türklerin’ çizdiği kırmızı sınırlar içerisinde yaşamamız gereken bir yerdir. En garip, ve en aşağılayıcı olan ise, ‘beyaz türklerin’ ikinci sınıf vatandaş ilan ettiği, bu Türkiyeli zencilerin (başörtülüler, kürtler, aleviler, ermeniler, ve bilimum tüm ezilenler) ortak bir payda etrafında buluşamamaları, bırakın buluşmayı, ‘ötekinin’ özgürlükleri noktasında ‘beyaz türklerin’ diliyle devletleşebilmeleri.

Bir de bunu ‘din adına’ yapanlar var. Ve sözlerine bakın, faşistliklerine kılıf bulmak için ‘ama ermeniler’de şunları yaptı, ama yahudiler şunları yaptı’ diyip koca koca genellemelerle işi bütün ermenilere, ve/dahi bütün yahudilere bağlayıp, ‘bunların hepsi kötüdür’ gibi bir ton faşist söylemin içine giriyorlar.

Dün yine tv’de israil katliamına dair görüntüleri izlerken tepkim öyle arttı ki, sonra bu yahudi aleyhtarı sözleri düşündüm, mesela tv’ye çıkmış, ‘din adına’ konuşan birinin, ‘bütün yahudiler ölümü hak etmiştir’ demeleri falan. Bu düşünceler içerinde duvarda asılı olan takvim yaprağını kopardım, arkasında başta yazdığım o ayet yazıyordu, ‘Ey Inananlar! Allah icin adaleti ayakta tutup gozeten sahidler olun. Bir topluluga olan ofkeniz sizi adaletsizlige suruklemesin; adil olun; bu, Allah’a karsi gelmekten sakinmaya daha yakindir. Allah’tan sakinin, dogrusu Allah islediklerinizden Haberdar’dir.’

Canan Arıtman

December 21, 2008

1) Canan Arıtman kimdir?

a) Dişi Kurt.
b) kafa tasçı
c) milletvekili
d) hepsi
e) hiçbiri

2) Canan Arıtman, Abdullah Gül’ün Ermeni olduğunu iddia ettiği açıklamasından sonra ‘ben halktan destek görüyorum’ demişti. Bu halk kimdir?

a) Marsta hayat vardır, ve marslılar Canan Arıtman’a destek vermişlerdir. Canan hanımın bahsettiği halk marslılardır.
b) Bem beyaz türklerdir.
c) Fatil Altaylı ve Okan Yüksel dir.
d) Almanya’da ki neo nazilerdir.
e) Böyle bir halk yoktur. Canan Arıtman her zaman olduğu gibi saçmalamıştır.

3) Hitler ile Canan Arıtman arasındaki fark nedir?

a) hitler erkektir, canan artıman erkek gibi kadındır.
b) Hitler Almanların kafa tasçısıdır, Canan Arıtman Türklerin.
c) Hitler e göre yahudi olmak kötü bir şeydir, Canan hanıma göre ermeni olmak kötü bir şey.
d) İkisi arasında fark yoktur.
e) Hiçbiri.


4) Bundan sonra Canan Arıtman ve CHP ne yapsın?

a) Parti kapatılıp halı saha yapılsın, Canan Arıtman’da o halı sahada görevli olsun.
b) CHP, mehepe ile birleşsin, Canan Arıtman’ın lakabıda ‘dişi kurt’ olsun.
c) CHP ismi CBP (cumhuriyet beyaz türklerin partisi) olarak değiştirilsin, parti amblemi uluyan bir kurt simgesi ile değiştirilsin. Hatta buna gerek yok, direk amblem olarak Canan Arıtman’ın fotoğrafı konulsun.
d) Hepsi yapılabilir.
e) Hiçbiri.

5) Canan Arıtman’a CHP’den destek gelmesi ne manaya gelmektedir?

a) CHP’nin artık kafa tasçı bir parti olduğu
b) Ermeni olmanın kötü bir şey olduğunu kabul ettiği
c) Bem beyaz türklerin partisi olduğu
d) Hepsi

Meclise Asılması Gereken Bir Uyarı Levhası: Dikaat! Mecliste Kafatasçı Var! Saldırabilir!

December 19, 2008

12

Bizim İçinde Değişim Vakti Gelmedi Mi?

November 7, 2008

Bir zamanlar ABD’de…
Fotoğraf 1957 yılında ABD’nin Ankansas eyaletinde siyahî öğrencilerin beyazların lisesine kabul edildiği ilk gün çekilmiş. Zenci kız elinde kitap yürüyor, arkadan da, ‘Zenciler Afrika’ya’ şeklinde faşist sloganlar atılıyor..
beyazliseu
Sene 2008, ABD..
Bir zenci, Obama. ABD başkanı…
Değişim…
obama-wants-you-to-sign-up-for-obamarama
Bir zamanlar Türkiye..
Fotoğraf 2008 yılında TÜrkiye’nin İstanbul şehrinde bir ‘üniversitenin’ kampusunde çekilmiş.. Başörtülü bir öğrenci, üniversite kampusune girerken.. Başörtülü kız elinde kitap yürüyor, arkadan da, ‘Başörtülüler İran’a’ şeklinde faşist sloganlar atılıyor..
ikiresim2008
Ve Türkiye’de değişen hiçbir şey yok…

80 yıl öncesinde yaşayan bir düşünce hakim bu ülkede.
Ve değişime sonuna kadar kapalı.. Çünkü eleştriye açık olmayan bir yapı var. Orhan pamuk’un dediği gibi, ‘bu devlet hantal ve otoriter..’ Buna rağmen, Thedor W. Adorno’nun dediği gibi, ‘Kim eleştirecek olursa ‘birlik’ tabusuna karşı günah işliyor demektir..’ Ve birileri (biz), bu günahı işlemeye devam edeceğiz..
Çünkü değişmeye mecburuz. Bu kaçınılmaz..
Tıpkı ABD’de ki gibi..

Faşizm

March 1, 2008

Bir önceki ‘başörtülüler bu toplumun zencileri mi?’ yazımda, düşünceler‘de gördüğüm bir fotoğraftan bahsetiştim. Aslında bakılırsa iki fotoğraf arasında ki benzerlik öyle aşina ki, bir yorum yapmaya pek de gerek yok gibi. Bir önceki yazımın tek bir fotoğrafla ifadesi gibi. Fotoğraf geçenlerde taraf gazetesinde çok çarpıcı bir karşılaştırma yapılarak gözler önüne serilmiş. Fotoğrafı gazete gördükten sonra ekonomiturk’te ‘yorumsuz’ başlığı adı altında buldum. TKP’li bir kaç faşistin, faşizan saldırından başka bir şey değil. Türban üzerinden medyanında desteğiyle çıkarılan gerilimin artık faşizan saldırılara kadar vardığının bir göstergesi.

Üniversiler, ‘özgürlük alanlarıdır’ ve dünyanın hiçbir yerinde üniversitelerde bu tür faşist saldırılara izin verilmez. Her inancın, her fikrin kendini düşünce boyutunda kendini iafe ettiği yerlerdir üniversiteler. Bu bağlamda TKP’li bu birkaç gerici faşistin yaptığı açıkca faşizm’dir.

Üniversitelerin bu yasakçılardan temizlenip, çağdaşlaşması bu ülkede biraz daha zaman alacağa benziyor. Ama değişim ve gelişim önünde hiçbir şey duramaz. Bu Türkiye’de sancılı oluyor, ama olacaktır.

Başörtüler Bu Toplumun ‘Zencileri’ Mi?

February 23, 2008

Bu kadar basit bir sorunun ülkede böyle büyük bir gerilim yaratması oldukça saçma görünüyor. Elbette arkasında yatan ‘derin iktidar’ mücadelesini görmezden gelirsek. Daha önce bahsettiğim gibi ne yazık ki bu ülkede cumhuriyetçi seçkinlerle, halk tarafından atanmışlar arasındaki güç mücadelesinin bir örtüsü aynı zamanda ‘türban’. Hal böyle olunca bu kadar basit bir sorun, bazı cumhuriyetçi seçkinler tarafından bir özgürlük meselesi değilde, bir ‘rejim sorunu’ olarak sunuluyor. ‘bırakınız açsınlar, bırakınız örtsünler’ anlayışıyla çözülebilecek basit bir sorun, bir rejim sorunu gibi gösterildiğini içindir de bir türlü çözülemeyen bir sorun olarak önümüzde bekliyor..

Aslına bakılırsa bu seçkinlerin temel hak ve özgürlük sorununu bir ‘rejim sorunu ‘olarak göstermesi anlaşılır. Çunku bu seçkinler seçimlerle yönetime gelemeyceklerini farkındalar. Hal böyle olunca halk atarafından atanmışların özgürlükler noktasında attıkları adımları rejim sorunu gibi göstererek sürekli ‘yandan destek’ alma arayışına girdiler. Demokrasiye yapılmış bir çok müdahale bu şekilde değerlendirilebilir.

Bunun yanında bu seçkinlerin etkisiyle ciddi manada kaygılanan bir kesimin olduğunu görmemekte heralde büyük bir hata olur. Çunku gerçekten bu seçkinlerin tekelleşmiş medya aracılığı ile empoze ettiği ‘tehlikenin farkında mısınız’ türünden haberler bazı ksimleri samimi bir şekilde kaygılandırıyor..Geçenlerde izlediğim 32. Gün programında karşısındaki başörtülü bir öğrenciye nefretle, ‘Türkiye laiktir laik kalacak’ şeklinde slogan atan üniversiteli öğrencinin gözlerine baktığımda tüm düşündüklerim bunlardı. Bu öğrencinin gözündeki nefret samimi idi. Medya tarafından sürekli empoze edildiği gibi karşısındaki kişi ‘ötekiydi’ ve ‘öteki’ onun yaşam tarzını ‘tehdit’ ediyordu; potansiyel bir tehlike yani. Medyanında desteğiyle ‘tehlikenin farkında’ olan bu kişi için artık karşıdakinin temel hak ve özgürlüklerinin bir anlamı olamazdı. O özgürlüğü hak etmiyordu, kendi özgürlüğü adına onun özgürlüğü önündeki engellerin kalkmasının karşısında durmalıydı.

Bugun bütün bunları düşünürken Düsünceler’ de ‘ırkçılık’ başlığı adı altında gördüğüm o fotoğraf resmi tamamlıyordu. Fotoğraf 1957 yılında ABD’nin Ankansas eyaletinde siyahî öğrencilerin beyazların lisesine kabul edildiği ilk gün çekilmiş. Yine düşünceler’de bahsedildiği kadarıyla, ‘Federal hükümetin kararı uyarınca okula kabul edilen zenci kız elinde kitap yürüyor arkadan da “Zenciler Afrika’ya” “Zenciler Orman’a” şeklinde hakaretler savruluyor.’ imiş. Bizde zamanında, ‘komunistler moskovaya’ veya ‘dinciler iran’a’ sloganlarına ne kadar benziyor!

Bu iki fotoğrafı yan yana getiriyorum. 32. gün programında başörtülü kıza nefretle bakan üniversiteli öğrencinin beynimdeki fotoğrafı ve bu zenciye beyazlar tarafından duyulan öfkenin gözlere yansımasının fotoğrafı.

Bu noktada AKP hükümetine de büyük bir görev düşüyor. Bu samimi kaygılarıda anlamalılar. Ne yazık ki tekelleşmiş medyanın empoze ettiği haberlerle yetişen, okumayan, sorgulamayan bir ton insan var. Özellikle başbakan son dönemdem yaptığı sert çıkışları biraz daha yumuşatıp, bu kesimin kaygılarını dikkate almalı. En azından sorunun bir ‘rejim sorunu’ değil, bir ‘özgürlük sorunu’ olduğunu anlatmalı. Bunu değerli rektörümüz Akbulut gibi kendini toplumun tepesinde gören ve ‘ben herşeyi sizden daha iyi bilirim’ anlayışı içinde olanların anlamasını beklemiyorum elbette. Ama bunların etkisiyle samimi olarak kaygılanan bir kesimin varlığınıda görmezden gelemeyiz.

AKP’nin toplumun bu kesiminin kaygılarını gidereceğine ve yavaşlayan reform sürecinin çok geçmeden hızlanacağına inanıyorum. Çunku sırada, 301 başta olmak üzere özgürlük noktasında atılacak bir ton adım var.