Posts Tagged ‘Okuyucu Mektupları’

Tespih, Darbe ve Ergenekon

July 12, 2008

Bu satıları okuyanlar bilir, benim ’sarıkız’ ve ‘ay ışığı’ rumuzlarıyla sürekli mail gönderen sonuna kadar laik okuyucularım var. Bunlar gönderdikleri e-maillerde, ‘yaw ucanbalik, islamcılar iyice zıvanadan çıktı, almış eline tespihi savcının biri onu bunu içeri atıyor, islamcı kesimde bir bayram havası var, sen halen sessizsin. Bir sabah ‘Allah u ekber’ sesleriyle yüce kazanımlarımızın içine edecekler, rejimi değiştirecekler, sen halen şu islamcı takımına iki kelam etmiyorsun’ mealinde sitemde bulunuyorlar.

Efendim öncelikle ben de bu kaygıları paylaşıyorum. Yalnız şu tespih olayını pek anlamadım. Yarı militarist-yarı demokrat, biraz melankolik yazarımız CAN CAN dündar yazısında belirtmiş sanırım bunu. Eh, benim laik okuyucularım her gün milliyet, hurriyet okudukları için böyle ayrıntıları kaçırmıyorlar. Efendim benim yorumum, bu savcı derhal görevden alınmalıdır, sırf bu yüzden yani. Eline aldığı tespihten dolayı pek tabi. Bir kere tespih siyasal simgedir efendim. Hemen islamcı takımı, ‘olur mu öyle şey’ diyecektir. Ve/hatta sünnet bile siyasal simgedir; ama milletin şeyinin bizim yüksek imtiyazlarımıza, pardon kazanımlarımıza bir zararı olmadığı için yasak getirilmesine gerek yok. Konuya dönecek olursak, işte bu bahsettiğim sebepten bile bu dava düşmüştür. (yazının devamı için..)

(more…)

Okuyucu Mektubum-2

April 4, 2008

Okuyucularım sağolsun, kritik anlarda mektuplarıyla beni yalnız bırakmıyorlar. Bundan bilmem kaç ay önce, hurriyet ve milliyet’in servis ettiği ‘mini etekli kıza kezzap’ haberinin yalan çıktığından bahsetmiştim. Yazımdan hemen sonra haluk şahin’in okuyucu mektubuna pek bir benzeyen bir ‘okuyucu mektubu’ almıştım, ’sarıkız’ adlı laik mi laik okuyucumdan. Mektuptan sonra yanıldığımı, aslında gerici akp zihniyetinin otoparkta bile haremlik selamlık uygulaması yaptığını, karşı çıkanları ise nitrik asit ile korkuttuğunu bizzat birinci ağızdan duyup, gerçeği anlamıştım. Ve bugunde mail kutumu ‘mahalle baskısından’ olmuş olacak ki besmele ile açarken bir okuyucu mektubuyla karşılaştım. (umarım baş savcı bu besmele konusunda ironi yaptığımı anlar; yoksa ‘bu blog laik karşıtı eylemlerin odağıdır’ diye kapatıverir..)

Mektup, ‘cnbce izleyip radikal okuyan, hayatı kaliteli yaşayan çoban’ rumuzu ile gelmiş. Anlaşılan okuyucum aysun kayacı ya fena halde bozulmuş diye düşünerek başladım mektubu okumaya. Mektupta şunlar yazıyor;

Değerli ucanbalık. Dün gece hanımla ile fazıl say üstadımızın dinletisini dinledikten sonra, cnbce’de ki dizim başlamadan önce ntv’de ki malum programa bir göz gezdireyim dedim. Aysun hanımı evvelden beri beğenirim; ama velakin söylediklerini duyduktan sonra pek bir bozuldum. Birinin bu hanfendiye derhal haddini bildirip kafasına, gözüne nutuk fırtatması icap eder. Ah ah, aklıma büyük üstad sezer geldi şimdi; hani kitap fırlatma diyince yani. E ne diyorduk, bu bayan bilmez mi ki büyük Atatürk, ‘köylü milletin efendisidir’ demiştir.. Yazık, çok yazık.. Yani anlamıyorum, aysun bizi neden 2. sınıf vatandaş yerine koyuyor. Tek farkımız dudağımızın o kadar seksi durmaması, bacaklarımızın şehvet uyandırmaması, pepsi reklamında ona buna opucuk atmamamız mı? Ayrıca en bozulduğum tarafı ise bizi potansiyel bir akp seçmeni, ayak takımı, göbeğini kaşıyan adam, bidon kafalı takımıyla aynı gruba koyması. İnanır mısınız, ben chp’den başka partiye oy attığımı bilmem. Ankara’ya her ziyaretimde atamı ziyeret eder, huzur bulurum. Aysun kayacı, ‘benim bir oyum neden bir yobazın oyuyla eşit’ deseydi keşke, biz de buradan alkışlardık, bizi neden alet ediyor ki.. Mesela bekir çoşkun üstadımız gibi açık açık akp’ye oy veren bidon kafalı diyebilirdi veya ‘ben bu gerici akp zihniyetini istemiyorum, chp ve diğer çağdaş partilere verilen bir oy, akp nin 3 oyune eşit olsun’ felan diyebilirdi..

Dinlediğim son senfoniyi size armağan ederek mektubumu sonlandırıyorum değerli ucanbalık. Aysun kayacı ve türevleri unutmasın, ‘çobanlar laiktir laik kalacak..’ Bizi kimse ayak takımı, bidon kafalılarla bir tutamaz.. En laik duygularımla arz ederim..

‘cnbce izleyip radikal okuyan, hayatı kaliteli yaşayan çoban’ rumuzlu okuyucumun mektubu fazla söze gerek bırakmıyor.

Bu da Benim Okuyucu Mektubum

February 17, 2008

Radikal gazetesinden Haluk Şahin’in yazılarını takip ederim. Kendisi demokrasi sosuyla servis edilmiş, aslında pek demokrat olmayan görüşleriyle tanınır tarafımca. Bizim klasik sözde demokrat aydınlarımız gibi, ‘amacıdır.’ ‘Ben bu özgürlüğün arkasındayım, ama …’ diye başlayan cümleleri sıkça kurar. Bu ‘ama’nın kendinden önceki cümleyi zayıflattığı ortadadır. Mesela başörtüsüyle ilgili düzenleme konusunda, ‘başörtü yasağına bende karşıyım ama..’ diye devam eden cümleler kurduğu sılıkla görülmüştür. Bugun de yazısında kendisine gelen bir okur mektubundan bahsetmiş. Bu konuya çok girmeyeceğim; çunku bana da böyle bir mektup geldi. Bundan bahsetmek istiyorum. ’sarıkız’ rumuzlu bir okuyucu şöyle demiş;


Bu sabah saat 10 sularında iş görüşmem vardı. Nasıl olduysa artık bilemiyorum, trafik inanılmaz sıkışıktı. Sizinde yazılarınızda bahsettiğiniz gibi trafik ışıklarında ‘yeşil ışığın’, kırmızıya oranla daha baskın ve daha uzun süreli yandığı fark ettim. Hemen aklıma yazılarınız geldi, bunun akp’nin, ‘şeriat geliyor, sizi yeşil e boğacağız mesajı’ olduğunu bir kez daha anladım ve yine hemen CD çalarımı açıp onuncu yıl marşını dinledim. Sonra iş görüşmeme bu trafikte yetişemeyeceğimin farkında varıp arabamı otoparka çekmek istedim. Otoparka tam gireceğim sırada arkadan bir ses, ‘bacım siz sola çekin arabanızı’ diyerek beni uyardı. Şaşırdım. Nedenini öğrenmek istedim. Bana, ‘kadınların bölümünün solda’ olduğu söylendi; haremlik selamlık yani. Şok oldum. Beynimden kaynar sular indi. ‘nasıl yani’ dedim, nasıl yani. ‘Öyle bacım, karışmayın işte’ dedi. O sırada meclis tv de ‘türban düzenlemeleri’ ile ilgili canlı yayın vardı. Bu sırada adamın göbeğini kaşıdığını gördüm. Hem de ne kaşıma; Bekir Çoşkun’un bahsettiği akp seçmeni göbeğini koşıyan bidon kafalı işte bu diye içimden geçirdim. Ben bunları düşünürken adam bir tv ye, bir bana baktı ve pis pis güldü. Bu gülüş, ‘türban yasası da geliyor, hepsinizi çarşafa sokacağız’ şeklinde bir bakıştı.

Yani inanın anlamıyorum. Afganistan’da, Malezya’da ne bileyim İran’da olsam anlarım. Ama ılımlı islam ile yönetilen bizim gibi bir ülkeye gerçekten yakışmıyor.

Daha bitmedi ucanbalik, daha bitmedi. Otoparka arabamı koyup tam çıkacaktım, bir de ne göreyim. Adamın masasının altında bir tane nitrik asit bidonu var. Hemen aklıma, milliyet ve hurriyet te ki ‘kısa etekli kıza kezzap’ haberleri aklıma geldi. Yapacağım en iyi şeyin olay bölgesinden ayrılmak olduğunu düşündüm ve ayrıldım bölgeden.

İşte, ’sarıkız’ rumuzlu bir okuyucumun ‘derin’ kaygıları. Şimdi bu okuyucumun mektubunu okuyanlar, ‘bilmem kaç yıldır bu ülkede yaşıyorum, böyle bir şey görmedim’ diyebilir.. ‘AMA’ unutmayın, ’söz konusu rejim ise özgürlükler, bilim, hukuk v.s. hepsi teferruattır’.. Neydi o reklamda geçen replik, hı. Tehlikenin farkında mısınız?