Chp’den mühim bir açıklama gelmiş. Açıklamanın önemli bulduğum kısımları şöyle;
Avrupa solu sağa kaydı bizi anlamıyor. Avrupa solu CHP’den rahatsız. Çünkü sağ ve neo liberal politikaları savunuyorlar. Kendi politikalarını kayıtsız şartsız kabullenen, bir tür teslimiyetçi sosyal demokrat parti ve CHP istiyorlar. (…) Batı’nın sol partileri emperyalist, sömürgeci ve yayılmacı anlayışlarından kurtulmuş değiller. Avrupa’da ırkçı, ayrımcı ve yabancı düşmanlığının aktörleri, sağcılar kadar solculardan çıkıyor. Avrupalı sosyal demokratlar, eski sosyal demokrat köklerine dönenler ve neo liberal sol politikaları savunanlar olarak ikiye bölünmüş durumdalar. (…) Bugün AB ülkelerinde dolaşıyorsanız, CHP’nin yaptığı modernleşmeye borçlusunuz. CHP, yıllardır çağdaşlaşmayı, değişimi, insanı, toplumu, bilimi özgürleştirmeyi, Batılı değerlerle buluşturmayı ve onurlu, güvenceli, eşit koşullarda AB üyeliğini her zaman savunmuştur.
Acaba baykal bu açıklamaları yapmadan önce güneşte falan mı kaldı? Şu aralar şenlikti, festivaldi, kutlamaydı epey dolaşıyorlar, başlarına güneş geçmiş olabilir. Açıklamaya bakıyorum, elle tutulur bir yanı yok. Açıklamada ‘chp batılı değerlerle buluşturmayı her zaman savunmuştur’ falan denilmiş, ama ben chp’nin ‘laiklikten’ başka batılı değeri savunduğunu görmedim. Gerçi laikliğide bir baskı aracı haline dönüştürdükleri için batının anladığı şekilde demokratik bir laikliği savunmadıkları da ortada. Bunun dışında da aklıma Chp’nin savunduğu ‘batılı değer’ gelmiyor.
Bir de ‘bugün AB ülkelerinde dolaşıyorsanız, CHP’nin yaptığı modernleşmeye borçlusunuz’ falan gibi şeyler zırvalamışlar. Yahu yıllardır okullara ‘varlığım Türk varlığına armağan olsun’ zırvasıyla girdik, daha yedi yaşından itibaren varlığımızı bir şeylere arğaman etmeye alıştırıldık, devleti insanın önünde tutan, ‘insan devletin bekası için vardır’ zihniyetinin ürünü bir eğitim sisteminden geçirildik. Ve varlığımızı sürekli bir şeylerin varlığına emanet ettiğimiz yetmezmiş gibi, bir de aldığımız oksijeni bile birilerine borçluymuşuz hissiyle yetiştirildik. Sürekli bizlere ‘nefes alıyorsan bunu geçmişte yapılanlara borçlusun’ türevi bir ton zırva söylendi. Böylece bize yüklenen bu ‘kurtarılmışlık’ hissiyle düşünme yeteneğimiz elimizden alındı. Ve ulus-devlet kendi ideal insan tipini yaratmış oldu.
Baykal’ın bu tarihi geçmiş zırvaları artık bir kenara bırakması lazım. Ama baykal’ın bilmem kaç küsür yıllık siyasi hayatına bakacak olursak, tarihi çoktan geçmiş olan kişi bizatihi kendisi.
Evet sayın baykal, eminim marx mezarından sizinle gurur duyuyordur. Bütün dünya sağ, bir tek siz solsunuz. Ve bizler, yaşadığımız orgazmları bile CHP ye borçluyuz!
dergisi, penguen dergisinin bugunku haline bir bakın, halka muhalefet yapmaktan başka yaptığı tek bir şey olmayan, ve gerçekten güldüremeyen burjuva mizah dergileri. Postal yalayan, çizdikleri ‘tipsiz müslüman’ karikatürleriyle aşağılayan ve gerçekten halktan kopmuş saray soytarıları rolündeler. Cem Yılmaz’ı populer kılan tam da bu. Esasen bu ülkede halktan kopan hiçbir hareket başarıya ulaşamadı, zaten ulaşması mümkün değil. Türkiye’de ki ’solun’ başarısızlık nedeni bundan başkası değil zaten, halktan o kadar koptular ki burjuva örgütüne dönüştüler. Belkide Türkiye’de ki ’solun’ Cem yılmaz’ın başarısını iyi analiz etmeleri gerekir. Bir söyleşisinde şöyle diyor;
yapmaktan çok uzaktalar. Yaşanan son süreç zaten bunun açık bir göstergesi. Ülkede babalar gibi bir dava var, ucu ülkenin aydınlatılamayan bir ton faili mechulüne kadar uzanan, çok derin bir yapılanma ifşa edildi. Ama mizah dergilerinde bununla ilgili adam gibi bir şey çıktı mı? Hayır. Uykusuz dergisinde konuyla ilgili çıkan bir karikatür vardı, karikatürde bir karakter ‘bi bok anlamadık’ diyordu; ee anlamazsınız tabi, çunku saray soytarılığı yapıyorsunuz, halktan öylesine koptunuz ki, ‘bi bok anlamamanız’ gayet normal. Bu ülkede generalleri adam gibi eleştrien bir tane mizah dergisi var mı? Yok. Cem Yılmaz’ın dediği gibi, ‘milli güvenlik kuruluyla ilgili şaka yapan komedyen var mıydı’. Yoktu. Yapamazlar, isteselerde yapamazlar. Çunku yaptıkları saray soytarılığı.
değiller çunku. Hükümetin aslında görünür iktidar olduğunu, esas iktidarın görünmeyenler olduğunu ve onların çizdiği dar çizgiler içinde siyaset yapıldığının farkında değiller. Eleştirdikleri sadece görünür iktidar, gerçek iktidarı eleştirmezler. Cem yılmaz’ın dediği gibi işte, ‘kenan evren’i adam gibi eleştirebilen kaç komedyen var bu ülkede? Ülkenin esas iktidarına soytarılık yapan, görünen iktidarına sürekli giydirmeyide ’siyasi mizah’ sananlar mizah yapıyor. Alın okuyun, uykusuz, leman, penguen hepsi aynı. Sol Kemalist pencereden halka bakan, halkla arasında koca koca mesafeler bulunan, ve bu mesafelerden halkı eleştiren, eleştrinin ötesinde
