Posts Tagged ‘spor’

Galatasaray’ı Skib Bıraktı

February 26, 2009

151447980a

Emre’ni de Al Git ‘Sinyor’ Terim

September 11, 2008

Futbol yazısı pek yazmam; ama bugun gerçekten dayanamadım. Dün oynanan Türkiye-Belçika maçı bunun tek nedeni. Gerçi sahada yaşanan itiş-kakışa futbol diyemeyiz, orası ayrı, ama ’sinyor’ Terim ile alakalı olarak söylenecek epey söz var.

Bir kere bu adam bu işten anlamıyor. Şimdi hemen, ‘olur mu öyle şey’ falan diyeceksiniz; ama gerçekten düşüncem bu yönde. Futbolcuları iyi motive ediyor v.s. olabilir, ama teknik manada maçı izleyen ortalama her insandan daha kötüydü dün. Sol kanatın ‘öldüğünü’ herkes gördü, bi Fatih Terim göremedi. Gerçi Fatih Terim saha kenarında, Belçikalı meslektaşının üzerine yürüyüp, kafa atma falan derdindeydi, bu açıdan maça pek konsantre olmadığını söyleyebiliriz!

Bir de hemen olayı geçen yaşanan Hınçal Uluç olayına bağlamaz mı? Neymiş, futbolculara çok yükleniliyormuş. Tabiri maruz görün, ama, heralde yüklenilecek ulan. Aldığınız o kadar paranın hesabını vereceksiniz ’sinyor’ Terim. Göbeği ta saha kenarından görülen, sahada koşmayı beremeyecen ‘karaktersiz’ emre yi oynatıyorsan, bunlara rağmen oynatıyorsan, birileride çıkar ve seni eleştririr. Heralde eleştirileceksin. Gerçi sen, ‘ben ders almam, veririm’ dersin, ama öyle olmuyor ’sinyor’ Terim. Kıytırık Belçika takımıyla bile kendi sahanda berabere kaldığına göre heralde alacak daha çok dersin var. Türkiye’de ‘liderlik dersleri’ verdiğin sırada, İtalyanların bi tarafına tekmeyi bastığı günler aklıma geldi. Neyse. (yazının devamı için..)

(more…)

Norveç Asıllı Hain Anonsçu ve Kazı-Kazan

November 22, 2007

‘Kuzey Irak’a girecek miyiz, girmeyecek miyiz?’ muhabbetinin sıktığı, Birand’ın iğrenç ses tonuyla ‘bu sefer bir şeyler oluyor, harbi bak bu sefer giriyoruz, aha girdik bile’ tarzında yorumlarını görmekten bıktığımız bir ortamda milli takımımız büyük bir ‘zafere’ imzasını attı. Zafer dediğime bakmayın, bana göre çokta büyük bir zafer değil. Ama her şeyi son maça bırakmaya alıştığımız için büyük geliveriyor bize. Allah sevdiği kuluna önce eşşeğini kaybettirir, sonra buldururmuş ya, o hesap işte. Sen git elin Maltasından puan kaybet, evinde Yunanistan’a yenil, işi son maça bırak, sonrada ‘zafer, zafer’.

Fatih Terim’i severim, bu ingilizcesine rağmen severim. ‘in dı tabela, vat ken ay do?, okazyon’ repliklerine rağmen severim. En azından kendisine güvenen, hırslı bir kişiliktir. Dünkü ‘zaferden’ dolayıda kendisini kutluyorum. Bu ayrı bir konu tabi.

Bana dünkü maçı üç kelimeyle özetle deseler; Fatih Terim, Nihat ve anonsçu derim. Televizyonun sesini kısmama neden olan, norveç asıllı olduğunu düşündüğüm o ‘hainden’ bahsediyorum. Hayır, hayatımda ‘bizim takım oleyyyy, milli takım oley, milli takım oleeeyyy’ tarzı saçma-sapan bir tezahurat görmedim! Tamam, tezahuratlardan haberin yok, ama neden ‘x dakika kaldı arkadaşlar, haydi ama haydi’ şeklinde taraftarı maçtan soğutuyorsun. Bununla kalsa iyi, eminim futbolcuları bile oyundan soğutup sitrese sokmuştur. Sözlükten bir arkadaşım ne güzel özetlemiş olayı; ‘-arkadaşlar x dakika kaldı lütfen- cümlesiyle girip ön sevişme yaptıktan sonra, göstere göstere insan kulağına tecavüz eden bir tezahürat bozuntusu’, aynen öyle!

Son yirmi dakika maçtan tamamen koptuk, ‘abi birazdan bu adam taktik vermeye başlayacak;

- nihat pas ver lan, pas – mehmet uzun oyna uzun- şeklinde, yada ‘bağırmayan taraftar … gitsin’ diyiverecek’ muhabbetleri eşliğinde.

Bu muhabbetler içinde hepimizin ortak temennisi ise gol yemememizdi. Ben tabi diğer arkadaşlardan farklı düşünerek, ‘gol yersek bu adam kesin taraftara küfreder’ diye korktum açıkcası. Eh, dünyaya rezil olmak var; olduk gerçi.

Bu anansu yapan arkadaşın norveç asıllı bir ‘hain’ olduğunu düşünürken, sine5 i açıverdik. Haber şöyle; ‘Kazı-kazanların üstüne Türkiye bayrağı yerleştirilmiş ve kazı-kazanın kazınan kısmı Doğu bölgeleri. Bu da bölcülere güç veriyor’ Bu haberden sonra yine aynı kanalda halkın yorumlarına yer veriliyor.

– Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

– yani, neden özellikle Doğu bölgeleri kazınıyor o kazı-kazanda? Bence bunun altında bir iş var.. Hemen harekete geçilip, düzeltirmeli.

Haber üzerine arkadaşımla yüz yüze geliyorum;

ben: evet, o ananscu norveç asıllı bir haindi!

o: Ey yükselen milliyetçilik, in ulan aşağı!

ben: evet, haindi, hain!

o: mustafa, sus!

ben: cine-5, kazı-kazan, bölücüler, hain!

o: mustafa, kapat o tv yi!

Hakan Savaş Suçlusu İlan Edilsin: Liverpool:8 Beşiktaş:0

November 7, 2007

Dün gece tabir-i caizse, ‘şakamı lan bu’ dedirten bir maç izledik. Liverpool:8 Beşiktaş:0.. Beşiktaş bir hafta önce oynadığı Fenerbahçe maçının ardından, ‘Sivas maçına paf takımıyla çıkacuuuz, bu da size KAPAK osssunn’ türü tepkisinden sonra maça pek adapte olamamış olacaklar ki, elin ‘ecnebisinden’ 8 tane gol yiyip/yeyip yurda döndüler.(döndüler mi bilmiyorum valla! Dönmüşlerdir heralde, artık ne yüzle dönmüşlerdir bilmem) Şimdi, ‘tamam adapte olamamış olabilirler; ama bir değil, iki değil, tam sekiz tane gol yiyip madara olunmaz ki hoccam, rezil olduk EL-aleme’ diyenleriniz olacak ki, ben o konuya ayıntısıyla girmek istemiyorum. (kanıma dokunuyor hoccam, gece rüyalarıma giriyor, bugun girdi messsela!)

Asıl değinmek istediğim mesele, yol geçen hanına dönmüş kalemizin bostan korkuluğu, pardon kalecisi Hakan.. Bizim bu enkiliş (ingiliz demek oluyor, kızınca ağızdan böyle çıkıyor/çıkıveriyor) ‘ecnebilerden’ 8 tane yediğimiz ilk maç değil. Daha önce de bu ingilizler bizi böyle madara etmişlerdi. Tek fark, kalede Hakan değil, Kova Yaşar vardı*. Kova Yaşar, maç ardından anılarını hatırlamış olacak ki ilginç yorumlar yapmış. Şöyle diyor;
Yaşar abi, sen de İngilizlerden 8 yemiştin, Beşiktaş kalecisi Hakan da 8
gol yedi, onu en iyi sen anlarsın herhalde öyle değil mi?

-“Evet şimdi ben Hakan’ın yaşadıklarını anlıyorum, ben de İngiltere’den 8 yediğim zaman vatan haini ilan edilmiştim, Hakan’a
sahip çıkmak lazım
, bu mağlubiyetin faturasını ona yüklememek lazım.”

Hakan’ın ne yapması lazım şimdi?

-“Şu an Beşiktaş takımında en mutsuz kişi Hakan’dır, benim ona tavsiyem
evine gidecek, bu maçı unutacak, biraz duygusuz olacak.
Kalecinin duygusuz olması lazım, bu çocuk milli takım kalecisi ona sahip çıkmak
lazım, büyük takımda oynarken böyle facialardan sonra fatura
hep kaleciye kesilir.”

Abi, Hakan’a bir mesajın var mı?

-“İngilizlerden ilk 8 yiyen kaleci bendim, benden
sonra Fatih Uras yedi, şimdi de Hakan kardeşim 8 gol yedi. Ben
yıllar önce ikinci İngiltere faciasında 8 gol yiyen Fatih Uras için,
“Fatih benim çok iyi arkadaşım, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez”
demiştim, şimdi yediğim içtiğim ayrı gitmeyen bir kardeşim daha
oldu.”

Kova Yaşar’ın aslında bu sonuca içten içe sevindiğini görüyorum. Baksanıza, bunlar ‘bütün kızlar toplandık, toplandık’ şarkısındaki toplkanan kızlara (var mı böyle bir kız topluluğu!?!) nispet edercesine ‘ingilizlerden 8 yiyen kaleciler oplandık, toplandık, toplandık. Biz bu işen hoşlandık, hoşlandık, hoooşlandık’ tadında bir grup bile kurmuşlar. Grup bir üye daha kazandı, artık yedikleri içtikleri ayrı gitmez. Demek ki ingilizlerden 8 gol yiyince böyle oluyor, devamında da yenilen içilen ortak oluyor. Şimdi bu yazıyı okuyanlar arasında, ‘lan sekkiz tane yediniz, daha ne yiyeceksiniz. ZIKKIMIN KÖKÜNÜ yiyin’ diyen okuyucular olacaktır.

Bir de son olarak, Kova Yaşar bir yerde ‘vatan haini’ ilan edildim demiş. Ya şimdi şartlarda olgun, miliyetçilik semaya yüksele yüksele tavvvan yapmış, şovenizm desen o biçim. Böyle bir ortamda Beşiktaş kalecisi Hakan ‘vatan haini’ ilan edilmek şöyleeee dursun ’savaş suçlusu’ ilen edilebilir. EH, takımlarımız maçlara asker selamlarıyla çıktıkları içuuun, bu bir harp yenilgisi sayılabilir.

Bu yönde bir talebimi ben burdan iletmiş olayım. Yetkili merciilere.

Ordu göreve, ordu göreve.