Posts Tagged ‘taraf gazetesi’

Yeter Ulan!

August 31, 2009

Kaza sonucu ”şehit” oldukları söylenen askerlerin, aslında birer ”eğitim zaiyatı” olduklarını taraf ın haberiyle öğrenmiştik. Taraf bu haberi yapmasaydı büyük ihtimalle de bundan haberimiz olmayacak, ”şanlı ve güçlü” ordumuz olayın üzerini derin bir örtü ile örtecek idi. Heralde katil teğmen de aramızda dolaşmaya devam edecek, daha binlerce askere ”bombanın önemini” anlatacaktı. Belki birkaç kişi daha bu ”eğitim” sonunda ”şanlı” ordumuza feda olacak, ”şehitlik” sosuyla servis edilip ailelerine gönderileceklerdi. Ve haber kanalları ”kaza sonucu ölen asker” haberi yapacak, komutanlar askerlerin cenaze törenlerinde ”üzüntülerini” anlatacaklar, ”bölücülük ve vatan sevgisi” temalı konuşmalar yapacaklardı. Biz de bu konuşmları göz yaşları içerisinde dinledikten sonra ”vatan sağolsun” diyecektik. Böyle olacaktı yani, böyle olması isteniyordu. Ve böyle oldu yıllarca. Bilmedik, bilemedik, öğrenemedik binlerce askerin neden ve ne sebeple ”şehit” olduklarını; çünkü üzerleri kalın ve ”kutsal” bir örtü ile örtülmüştü. O örtü o kadar ”kutsaldı” ki, bir insan canından daha kutsal, bu nedenle biz sordulayamazdık, aslında o örtünün altında ne olduğunu.

Ama işte ”kutsal” olan o örtü düştü. Düştü ve gördük ki, hiçbir şey bize anlatıldığı gibi değil. Ölen o ”4 şehit” aslında saçma sapan bir nedenle kaybetmişler hayatlarını. Sonra bir açıklama bekledik, her konuda bir lafı olanlardan. Açıklama geldi; ”yeter artık.” Malum bayramdı, ve böylesine ”kutsal” bir günde, insan hayatından çok daha ”kutsal” bir günde, daha az ”kutsal” olan o 4 gencin lafı bile geçmemeliydi!

Arkasından bugun bir haber geldi. Pimi çeken sistem, kendisini ihbar eden pim ihbarcısının peşine düşmüş. Pimi çeken sistem, haberden çok haberi basına sızdırıp, yalancı olduklarını ortaya çıkaran o pim ihbarcısını bulmanın derdinde yani. Heralde o ihbarcıyı yakalayıp, ”yalanlarımızın açığa çıkmasına sebep oldun” diye cezasını verecekler. Öyle ya, böyle bir haber basına sızmasaydı kadir-i mutlak ordumuzun itibarina zeval gelmezdi. O itibar ki, ”4 şehitin” kutsal bedenlerinden daha kutsal! İşte ordumuz bunun peşine düşmüş. Pimi çeken sistemin değil de, pim ihbarcısının peşine.
Ve şimdi, daha güçlü bir şekilde, ”yeter artık” demek gerekiyor. Yeter artık, ”kutsallık” örtüsüyle sarıp sarmaladığınız yalanlarınıza, yeter ulan!

Muhtıcasına Aşık Tayyip Erdoğan Ve TARAF ı

October 23, 2008

Asker üniformasıda çok yakışmış Tayyip’ime. İçinde ne güzel durmuş öyle, mahsun mahsun bakıyor. Ee, muhtıracısına aşık olmak işte böyle bir şey. Ne de olsa paşasının minicik, mini minnacık başbakanı o. Askeri irade ‘hööt’ dedi mi, bitti, o noktada KEDİ gibi olur kendileri. Yerel seçimler yaklaşırken tayyip’e önerim, o üniformayı hiç üzerinden çıkarmasın. Eee, herkes TARAF’ını bilsin değil mi paşam, aman pardon başbakanım. Aferin, devam et sen böyle. Paşasının minnacık başbakanı.

* Foto Gençsiviller‘den.

‘Paşamızı’ Kızdırmışlar!

October 19, 2008

Geçen masa başında oturmuş, türbin projemin son ayrıntılarını gözden geçirirken, TV’den, ‘altını çiziyorum, bakın altını çiziyorum’ diye bağrışmalar geliyordu. İçimden, ‘ya biri kurtlar vadisini izliyor, bu seste polat’a ait sanırım, yine racon kesiyor heralde’ diye geçirdim. Sonra baktım bağrışmalar, höykürmeler, racon kesmeler bitecek gibi değil, ‘nedir bu kardeşim, kahvehaneye çevirdiniz burayı’ diyerek içeri geçtim. Karşımda polat’ı görmeyi düşünürken, birkaç general fonu üzerine başbuğ’u gördüm, ve, ‘ne o ya, darbe mi oluyor lan’ diyerek telaşlandım. Bu telaşla tv’yi izlerken bi an, GKB’nın tek parmağını havaya kaldırdığını ve bunu yaparken yüzünde oluşan o sert ifadeyi görünce, ve/yine bu iki şeyi birleştirince, ‘aha kesin darbe oluyor, asker yönetime el koydu valla’ diye düşündüm. Sonra anladım ki darbe filan olmamış, ‘paşamız’ bir gazete sinirlenmiş ve o sinirle gazeteye racon kesiyormuş, aman pardon tepki gösteriyormuş.

Neyse, şoku atlattıktan sonra aklıma takılan birkaç soru oldu yine:

1) Başbuğ’un son açıklaması hakkında ne düşünüyorsunuz?

a) Helal olsun, ben paşanın, godum mu oturtanını severim.
b) Bu ülkede basın özgürlüğü vardır, ve bir devlet memuru çıkıp basını böyle seviyesizce tehdit edemez.
c) Allah laik ordumuza zeval vermesin.
d) Paşadır, ne yapsa yeridir.
e) Koyu işaretli şıklar.

2) Başbakan’ın bu açıklama üzerine gösterdiği tavır hakkında ne düşünüyorsunuz?

a) Teay-yeap, paşanın emir eri gibi davranmıştır.
b) Bu sert konuşma üzerine teay-yeap fena halde tırsmış ve korkakca davranmıştır.
c) Tayyip’ime laf yok.
d) AKP kapatma davasından sonra ehilleştirilmiş, ve TSK ile aynı çizgiye gelmiştir. Bu da bunun ispatıdır.
e) Koyu işaretli şıklar.