Vakit gazetesi okumam, tıpkı Cumhuriyet gazetesi okumadığım gibi. Bu iki gazete bana göre hep aynıdır cunku. Farklı iki fikrin marjinal temsilcileridir; başka fikirlere hep kapalıdırlar ve kendi fikirlerini mutlak doğru olarak kabul eden bir anlayışa sahiptirler. Bu iki özelliklerinden dolayı da, bence birbirine paralel iki gazetedir; vakit ve Cumhuriyet.
Neyse, bunlara değinme nedenim Vakit Gazetesi’nde bugun çıkan bir köşe yazısı. Yazıda Üzmez olayı işleniyor, ama bakın nasıl ideolojik saptırma yapılıyor; (ara yorumlar bana ait)
Kadınlar hem “taciz” edilmekte, hem “tecavüz”e uğramakta, hem de “eşleri tarafından aldatılmakta” ve dolayısıyla “büyük bir travma” yaşamaktadır!..
Heeeyyy CHP’li hanımlar; “taciz, tecavüz ve zina”ya karşı madem bu kadar “duyarlı”sınız, peki Ali Kırca, hem de “döve döve kadın severken(!)” neredeydiniz? Yoksa, “regl partisi”ne mi gitmiştiniz!..
Şimdi yazar burada, ‘eyyy chp li hanımlar’ diye seslenmiş. Burada yazara, ‘ne alaka lan’ diyesi geliyor insanın. Sonra yazar, Ali Kırca mevzuna geçiyor ve ardından, ‘o-haa’ dedirtecek lafı söylüyor; ‘regl partisine mi gitmiştiniz’.
Evet, evet; 2006 Ağustos’unda internet sitelerinde yayınlanan “porno görüntü”lerde Ali Kırca, yatak odasında “seviştiği” kadına hem “şaplak” indiriyor, hem eline, koluna, yüzüne vuruyor ve hem de “kalça”sını tokatlıyordu!..
Yazar görüntüleri ayrıntılı olarak incelemiş anlaşılan; ‘şaplak indirmesine’ kadar filan anlatıyor. İnsanın burada, ’sana ne, kadın adamın yatağına giriyorsa, bu ikisinin yaptıkları fantaziden sana ne?’ diyesi geliyor. Yazarlarınızın Üzmez’i savunmak için etmediğiniz şaklabanlık kalmadı; olaya ‘komplodur’ diyen bile vardı, o darece. Eh, en iyi savunma saldırıdır, alakasız alakasız saldırın..
Ali Kırca “sadist”, kadın “mazoşist” olmalı ki, tepki yok!.. Kimbilir, belki bu da “cinsel bir fantezi”dir!..
Ama, ortada bir gerçek var:
“Ali Kırca, o an eşini aldatmaktadır!”
Aldatabilir, bu da seni ilgilendirmez. Konu Üzmez olayı değil miydi? Ne alaka ya, nerden geldik buraya?
Hayır, “o an” da değil, bir “gece kulübü”nde tanıştıkları 2005′in Ağustos ayından 2006′nın Mayıs ayına kadar sürdürdükleri ilişki boyunca, Ali Kırca; “defalarca” aldatmıştır karısını!..
Peki, “CHP’li bağyanlar” o zamanlar neredeydi?.. “Ali Kırca’nın aldattığı karısı”na niye sahip çıkmadılar?.. Ya da, “karısını aldattığı” için Ali Kırca’yı niye protesto etmediler?..
Neden protesto ettinler yahu? Millet ALi Kırca’nın şeyinin bekçisi mi? Belli ki yazar burada, ‘Üzmez olayının peşine düştünüz, Ali Kırça olayının neden böyle peşine düşmediniz’ filan demeye getiriyor. Heralde bu ikisi arasında, bu tarz bir bağlantı kurmak için epey uğraşmak gerek. Üzmez olayı bir çocuk istismarı, yani ikisi çok ayrı şeyler.
Gel de bunu vakit yazarlarına anlat işte.
Sırf ideolojik nedenlerden dolayı bir ‘tacizciyi’ savunmak. Bir de bunu yaparken işi dine bağlamaya çalışmak.
Eh, bu ülkeye iki şey iyi gidiyor; birisi din, diğeri de Atatürk.
Bu ülkede ‘afyon’ arıyorsanız eğer..