Posts Tagged ‘yerel seçimler 2009’

Ampül Patladı

April 1, 2009

Baştan söyleyeyim, bu bir nisan şakası falan değil. Haber şöyle;

Gaziantep’in Islahiye ilçesinde ilginç bir seçim yarışı yaşandı. Anketlerde önde görünen AKP’li Başkan Mehmet Uludağ aday gösterilmeyince, eşi DP’den aday oldu ve AKP’ye ciddi bir fark attı. AKP, seçimden sonra da ilk kadın başkana itiraz etti. Hem de türbanlı olduğu gerekçesiyle

Demek ki neyMUŞ, iktidar hırsının başladığı yerde demokrasi bitiyorMUŞ. Daha fazla söze gerek yokMUŞ, durmak yok şımarıklığa devamMUŞ.

Seçmenden Akp’ye Balans Ayarı: Van Minit

March 31, 2009

Eh, bu satırlardan az uyarmadım başbakanı; sistem partisi oluyorsun dedim, demokratik açılımları rafa kaldırdın dedim, hatta başakana kendi uslubuyla bile seslendim. Ama başbakan ‘paşasının başbakanı’ olmakta ısrar etti, ’sen başbakansın büyük düşün, aman pardon biraz da sen düşün’ demek gerekli bobiler.örg gibi sanırım.
154952601r

Fatih’in İstanbul’u Fethettiği Yaşı Da Geçtin, Ama Olsun Baykal

March 8, 2009

Chp, seçimlerin yaklaştığı şu günlerde bi yerlerden vahy almış gibi ‘açılım’ üstüne ‘açılım’ gerçekleştiriyor. Gerçi ‘çarşaf açılımı’ denilen ‘açılım’, çarşaf takan yaşlı bir kadına meydan dayağı atılması nedeniyle biraz partinin elinde patlamış gibi görünüyor, ama olsun. Neticede bu ülkede çarşaflı ‘gerici’ takımına tekme, yumruk, ne bileyim tokat falan atmak ses getirmez, netekim çarşaf takan bir kadının ‘kadın hakları’ kapsamına giren bir hakkı yoktur, ama orada tekme ve tokat yiyen bir ‘cumhuriyet kadını’ olsaydı ‘rejim sallanmaya başlardı’, hah bir de bunu yapan akp olsaydı, işte o vakit sincan dan geçen tank paletlerinin seslerini duymaya başlardık heralde. Bu ülke böyle, çünkü bu ülkede hak, hukuk denilen şeylerin gözlerine ideolojik perdeler inmiş. Neyse, asıl bahsetmek istediğim konu chp ve ‘açılımları’. Chp’nin bilmem nere adayı işi iyice abartmış. Okurken, ‘chp kelime-i şahadet getirip imana mı geldi’ dedim. Kısa kesip bu chp li nin ‘açılımlarına’ bakalım, kelime kelime yorumlayalım,

Ayasofya kesin açılmalı, biz açacağız. İlk namazı ben kıldırmak isterim.

Bu cümleyi okurken aklıma, ‘komunizm gelecekse onu da biz getiririz’ sözü geldi, zihniyet hiç değişmiyor; ‘ayasofya’yı açarsak biz açarız.’ Bu zat, ilk namazı da kendi kıldırmak istediğini söylemiş. Eğer olurda böyle bir iş yaparlarsa hiç heveslenmesin, baykal o işi kendinden başkasına bırakmaz. Alır abdestini, çıkar kıldırır namazını. Fatih’in istanbul’u feth ettiği yaşıda epey bi geçti, ama olsun, bir feth havasında kıldırır namazını, ve böylece yıllardır göremediği o iktidarı görür. Artık baykal’ın ismi de, ‘hacı baykal’ falan olur heralde.

Diyelim tarif ettiğiniz tesettüre riayet ederek üniversiteye girmek mümkün mü? Boğaziçi Üniversitesi şapka taktıkları için bile almıyor?

O da yanlış, şapkanın ne işi var ki? Düzensiz, kuralsız toplumlar ayakta kalamaz. Özgürlük de belli yerlerde sınırlanmalı, yoksa kaos olur. Lise öğrencilerinin nasıl bir forması varsa her üniversitenin kendine özgü giysisi olsun. Daha yüzü gözü belirgin olsun. İfrat ve tefritten, haddi aşmaktan, abartmaktan dolayı uyarır Allah.

Hızını alamayan chp li burada iyice saçmalıyor. Yok üniversite öğrencilerinin kendine özgü giysisi olsun, yok kaos olur. Zırvalamanın da bir sınır var. Neyse, burayı kısa kesip geçeyim. Devamında,

Çarşaf giymek haddi aşmak oluyor bu durumda?

Ya bırak Anadolu’daki kadın bırak ne giyerse giysin, ona bir şey demiyoruz ki? Benim çevremde de var. Toplumumuzda erkeğimiz bile kamuya ait bir yere girdiğinde şapkasını çıkarır. Saygının ifadesi bu belkide.

İşte geldik asıl noktaya. Ne diyor bu zat, mealen, ‘ya bırak anadolu kadını ne giyerse giysin’. Burada ‘anadolu kadını’ tabiriyle bir kadın profiline dikkat çekiyor. O profil kadını kamusal alanda fazla görünmeyen, kamusal alanın sahiplerinin evlerinde hizmetli olarak çalışan orta gelirin altındaki kadın profili. Eh, bu profil kadını kutsal yaşam alanı olan ‘kamusal alanlara’ girmediği için chp’lilerin tehlike sinyalleri çalışmıyor bu noktada. Ama ‘anadolu kadını’ denilen profilin dışına çıkan, yükselen orta sınıf dediğimiz kesimin kadınları asıl tehlike sinyali verilmesine sebep olan. Çunku kutsal yaşam alanları ‘kamusal alanda’ daha fazla boy gösteriyorlar. Eh, işte bu kamusal alanda boy göstermeye başlayan okumuş orta sınıfın türbanlı kadınları pek tabiki bu ‘açılım’ denilen zırvanın kapsamına girmiyor.

Neticede kimse bu zırvalar için chp ye oy vermez. Bu chp de de biraz akıl varsa bu ‘açılım’ denilen şeylerden vazgeçer. Bir şey değil kendi tabanlarını kaybediyorlar.

Haber 7: İbne Adam Karayalçın’a, Sapına Kadar Erkek Adam Melih’e Oy VerirMUŞ!

March 6, 2009

kapak-079Haber 7, birkaç gün önce ‘Eşcinseller Karayalçın, hayat kadınları Yavaş’ı destekliyor’ başlıklı bir haber servis etti. Önce şaşırdım, ‘yahu milliyet ya da türevi hürriyet in haber sitesine mi girdim yanlışlıkla’ falan dedim, ama yok, haber 7 ‘ye aitti bu başlık. Medya maymunları kategorisine bir haber sitesi daha girdi yani. Eh, ülkemde koca koca parti liderleri meydanlarda birbirlerine küfrederken, medya da seviyeyi böyle düşürür tabi. Ne güzel, bütün memleket birbirimize küfreder seçime doğru gidiyoruz. Neyse, haberle alakalı fazla yorum yapmayayım, gerçi bu habere koca bir ‘o-ha’ dan başka bir yorum da yapılamaz, ama şu soruyu sormak yerinde olur.

1) ‘Eşcinseller Karayalçın, hayat kadınları Yavaş’ı destekliyor’ cümlesinden ne anlıyorsunuz?

a) Karayalçın’a oy veren ibne, Yavaş’a oy veren or.spudur.
b) Akp’ye oy vermeyen adam ya ibne ya da or.spudur.
c) Erkek adam karayalçın’a oy vermez.
d) Melih Gökçek sapına kadar erkektir.
e) Melih’e oy verin lan!

Diyarbakır Savaşları

March 2, 2009

liveimages_foto-haber_basbakan-tayyip-erdogan-diyarbakirda_a21144828Erdoğan’ın kendine has uslubuyla ortaya koyduğu ‘Diyarbakır’ı istiyorum’ hedefinden sonra Diyarbakır’da ve kürt nufusun çoğunlukla bulunduğu doğu bölgelerinde Akp ve Dtp arasında mücadele de başlamış oldu. Bu iki partiden başka yarışa katılan bir başka partinin olmaması, özellikle sol bir partinin bulunmaması önemli bir eksik, ama bu ayrı bir yazı konusu olacak nitelikte. Burada bahsetmek istediğim asıl şey, bu iki partiden başka alternatif olmaması değil, daha çok bu iki parti arasında geçen ve satranç müsabakalarını aratmayan mücadele.

Malum akp, Kürt sorununa yönelik önemli bir adım daha attı ve TRT Şeş’i açtı. ‘x’ harfini kullandığı için hapis yatan insanların olduğu bu ülkede kürtçe bir kanal açmak ’seçim yatırımı’ denerek küçümsenecek bir adım olamaz, şüphesiz. Atılan bu önemli adımdan sonra Akp’nin diyarbakır’da yaptığı görkemli miting geldi. Bütün bu adımlara karşı DTP’den bir hamle gelmesi bekleniyordu ve geldi. Özellikle DTP’nin ‘güvercin’ diye nitelenen ılımlı kesimi baskılara dayanamadı (bakının dağdan geldiğini söylememe gerek var mı?) ve şahinleşmeye başladı. Önce Diyarbakır belediye başkanı, Başbakan ın ‘diyarbakır’ı istiyorum’ hedefine bir atıfla, ‘ecdadınız gelse Diyarbakır’ı alamaz’ dedi. Bu etnik siyaset kokan ‘light faşizan’ cümlelerden sonra Ahmet Türk grubunda Kürtçe konuştu. Yeri gelmişken, Ahmet Türk’ün kürtçe konuşmasında bana göre hiçbir sakınca yok, ama insanın aklına, ‘trt şeş Ahmet Türk’ü rahatsız mı etti’ sorusu da gelmiyor değil tabi. Ahmet Türk’ün yerel seçimlere yönelik bu adımından sonra beklendiği gibi Akp’den pek bir tepki gelmedi. -bülent arınç dışında, ki akp diyarbakır’ı düşürmek istiyorsa bülent arınç’ın çenesini kapatmalı- Asıl tepki ise mhp ve chp’den geldi, ama zaten bu iki partinin diyeceği şeyler pek önemli de değil, çunku doğu da zaten bu iki parti yok.

mizah

Peki bundan sonra?

Şüphesiz Erdoğan, seçimlere kadar Kürtlere yönelik ılımlı mesajlarını sürdürecek, dtp’nin de Kürt sorununun var ettiği bir parti olduğunu düşünürsek, bu ılımlı mesajlara gerilim politikasıyla cevap vereceği açık.

Sonuç?

Belkide artık Kürtlerin, akp’nin ‘derin ağabeylere’ rağmen attığı bu önemli adımları görmeleri, ve devletle barışmaya başlamalarının zamanı gelmiştir.